"Öyleyse ona takılmış altından bilezikler[1] olmalı veya yanında kendisine eşlik eden melekler gelmeli değil miydi?"
فَلَوْلَآ
değil miydi?
أُلْقِىَ
atılmalı
عَلَيْهِ
üzerine
أَسْوِرَةٌ
bilezikler
مِّن
-dan
ذَهَبٍ
altın-
أَوْ
yahut
جَآءَ
gelmeli (değil miydi?)
مَعَهُ
yanında
ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ
melekler
مُقْتَرِنِينَ
yakın
Fe lev la ulkıye aleyhi esviretun min zehebin ev cae meahul melaiketu mukterinin.
Mısır kralları boyunlarına ve kollarına altından bilezikler takarlardı.