İnsanlar, sadece tek bir ümmetti. Sonra anlaşmazlığa düştüler. Şayet Rabb'inin katında önceden verilmiş bir hüküm olmasaydı, anlaşmazlığa düştükleri konularda hemen karar verilirdi.
وَمَا
ve
كَانَ
değildir
ٱلنَّاسُ
insanlar
إِلَّآ
ancak
أُمَّةً
bir ümmettir
وَٰحِدَةً
tek
فَٱخْتَلَفُوا۟ ۚ
sonradan ayrılığa düştüler
وَلَوْلَا
eğer olmasaydı
كَلِمَةٌ
bir takdir
سَبَقَتْ
önceden belirlenmiş
مِن
رَّبِّكَ
Rabbin tarafından
لَقُضِىَ
kesin hüküm verilirdi
بَيْنَهُمْ
aralarında
فِيمَا
şeylerde
فِيهِ
onda
يَخْتَلِفُونَ
ayrılığa düştükleri
Ve ma kanen nasu illa ummeten vahideten fahtelefu, ve lev la kelimetun sebekat min rabbike le kudiye beynehum fima fihi yahtelifun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve ma
|
ve | - |
| 2 |
kane
|
değildir | كون |
| 3 |
n-nasu
|
insanlar | نوس |
| 4 |
illa
|
ancak | - |
| 5 |
ummeten
|
bir ümmettir | امم |
| 6 |
vahideten
|
tek | وحد |
| 7 |
fehtelefu
|
sonradan ayrılığa düştüler | خلف |
| 8 |
velevla
|
eğer olmasaydı | - |
| 9 |
kelimetun
|
bir takdir | كلم |
| 10 |
sebekat
|
önceden belirlenmiş | سبق |
| 11 |
min
|
- | |
| 12 |
rabbike
|
Rabbin tarafından | ربب |
| 13 |
lekudiye
|
kesin hüküm verilirdi | قضي |
| 14 |
beynehum
|
aralarında | بين |
| 15 |
fima
|
şeylerde | - |
| 16 |
fihi
|
onda | - |
| 17 |
yehtelifune
|
ayrılığa düştükleri | خلف |