Daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana karşı türlü işler çevirmişlerdi. Nihayet, Hakk[1] geldi ve onlar istemedikleri halde, Allah'ın emri gerçekleşti.
لَقَدِ
andolsun ki
ٱبْتَغَوُا۟
istediler
ٱلْفِتْنَةَ
fitne çıkarmak
مِن
قَبْلُ
önceden de
وَقَلَّبُوا۟
ve ters çevirdiler
لَكَ
sana
ٱلْأُمُورَ
nice işleri
حَتَّىٰ
nihayet
جَآءَ
geldi
ٱلْحَقُّ
hak
وَظَهَرَ
galebe çaldı
أَمْرُ
emri
ٱللَّهِ
Allah’ın
وَهُمْ
ve onlar
كَـٰرِهُونَ
istemedikleri halde
Lekadibtegul fitnete min kablu ve kallebu lekel umure hatta cael hakku ve zahere emrullahi ve hum karihun.
Gerçekliği kesin olan. Mutlak gerçeklik, doğruluk. Bir şeyin aslı ve esası. Yasa, ferman, kural. Batıl'ın karşıtı.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
lekadi
|
andolsun ki | - |
| 2 |
btegavu
|
istediler | بغي |
| 3 |
l-fitnete
|
fitne çıkarmak | فتن |
| 4 |
min
|
- | |
| 5 |
kablu
|
önceden de | قبل |
| 6 |
ve kallebu
|
ve ters çevirdiler | قلب |
| 7 |
leke
|
sana | - |
| 8 |
l-umura
|
nice işleri | امر |
| 9 |
hatta
|
nihayet | - |
| 10 |
ca'e
|
geldi | جيا |
| 11 |
l-hakku
|
hak | حقق |
| 12 |
ve zehera
|
galebe çaldı | ظهر |
| 13 |
emru
|
emri | امر |
| 14 |
llahi
|
Allah’ın | - |
| 15 |
vehum
|
ve onlar | - |
| 16 |
karihune
|
istemedikleri halde | كره |