يَوْمَ
gün
يَجْمَعُكُمْ
sizi topladığı
لِيَوْمِ
günü için
ٱلْجَمْعِ ۖ
toplanma
ذَٰلِكَ
işte o
يَوْمُ
günüdür
ٱلتَّغَابُنِ ۗ
aldanma
وَمَن
ve kim
يُؤْمِن
inanırsa
بِٱللَّهِ
Allah'a
وَيَعْمَلْ
ve yaparsa
صَـٰلِحًا
yararlı iş
يُكَفِّرْ
örter
عَنْهُ
onun
سَيِّـَٔاتِهِ
kötülüklerini
وَيُدْخِلْهُ
ve onu sokar
جَنَّـٰتٍ
cennetlere
تَجْرِى
akan
مِن
تَحْتِهَا
altlarından
ٱلْأَنْهَـٰرُ
ırmaklar
خَـٰلِدِينَ
kalırlar
فِيهَآ
orada
أَبَدًا ۚ
ebedi
ذَٰلِكَ
işte budur
ٱلْفَوْزُ
başarı
ٱلْعَظِيمُ
büyük
Yevme yecmeukum li yevmil cem'i zalike yevmut tegabun, ve men yu'min billahi ve ya'mel salihan yukeffir anhu seyyiatihi ve yudhılhu cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha ebeda, zalikel fevzul azim.
Kimin aldandığının, kimin zarar ettiğinin ortaya çıktığı gündür.
"İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "iman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Salihat, bozgunculuk ve kötülükle mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir. Bu kelimenin karşıtı "seyyiat" yani kötülük ve "fesad" yani bozgunculuk kelimeleridir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
yevme
|
gün | يوم |
| 2 |
yecmeukum
|
sizi topladığı | جمع |
| 3 |
liyevmi
|
günü için | يوم |
| 4 |
l-cem'i
|
toplanma | جمع |
| 5 |
zalike
|
işte o | - |
| 6 |
yevmu
|
günüdür | يوم |
| 7 |
t-tegabuni
|
aldanma | غبن |
| 8 |
ve men
|
ve kim | - |
| 9 |
yu'min
|
inanırsa | امن |
| 10 |
billahi
|
Allah'a | - |
| 11 |
ve yea'mel
|
ve yaparsa | عمل |
| 12 |
salihen
|
yararlı iş | صلح |
| 13 |
yukeffir
|
örter | كفر |
| 14 |
anhu
|
onun | - |
| 15 |
seyyiatihi
|
kötülüklerini | سوا |
| 16 |
ve yudhilhu
|
ve onu sokar | دخل |
| 17 |
cennatin
|
cennetlere | جنن |
| 18 |
tecri
|
akan | جري |
| 19 |
min
|
- | |
| 20 |
tehtiha
|
altlarından | تحت |
| 21 |
l-enharu
|
ırmaklar | نهر |
| 22 |
halidine
|
kalırlar | خلد |
| 23 |
fiha
|
orada | - |
| 24 |
ebeden
|
ebedi | ابد |
| 25 |
zalike
|
işte budur | - |
| 26 |
l-fevzu
|
başarı | فوز |
| 27 |
l-azimu
|
büyük | عظم |