وَٱلَّذِينَ
ve
ٱسْتَجَابُوا۟
çağrısına gelirler
لِرَبِّهِمْ
Rablerinin
وَأَقَامُوا۟
ve ayakta tutar
ٱلصَّلَوٰةَ
salatı
وَأَمْرُهُمْ
ve işleri
شُورَىٰ
danışma iledir
بَيْنَهُمْ
aralarında
وَمِمَّا
şeylerden
رَزَقْنَـٰهُمْ
kendilerini rızıklandırdığımız
يُنفِقُونَ
infak ederler
Vellezinestacabu li rabbihim ve ekamus salate ve emruhum şura beynehum ve mimma rezaknahum yunfikun.
Salat, ibadete layık yegane ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmayı, dayanışmayı, ilgi duymayı, duyarlı olmayı, izleyici kalmamayı ve Allah'a çağıranların yanında yer almayı canlı ve diri tutmaktır. Bu yönelmede ritüel salat (namaz) ve dua çok önemli bir yer tutmaktadır. Salatın birçok anlamı bulunmaktadır. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından rahatlıkla anlaşılabilir. Namaz, Farsça bir kelime olup Kur'an'da geçmez. Salatın zıddı tevelladır. Tevella süreklilik ifade etmektedir: Sürekli karşı çıkmak, ilgisiz ve duyarsız kalmak, köstek olmak, engellemeye çalışmak demektir.
İstişare, danışma. Ortak/kolektif akıl. Kelime olarak toplamak, ortaya çıkarmak; kapalı olanı, örtülü olanı açığa çıkarmak demektir. Arının çiçeklerden bal çıkarmasın ve kovanlardan bal çıkarmaya da şura denmektedir.
Harcarlar; hayırlı işlere ve ihtiyaç sahiplerine yardım ederler.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
vellezine
|
ve | - |
| 2 |
stecabu
|
çağrısına gelirler | جوب |
| 3 |
lirabbihim
|
Rablerinin | ربب |
| 4 |
ve ekamu
|
ve ayakta tutar | قوم |
| 5 |
s-salate
|
salatı | صلو |
| 6 |
ve emruhum
|
ve işleri | امر |
| 7 |
şura
|
danışma iledir | شور |
| 8 |
beynehum
|
aralarında | بين |
| 9 |
ve mimma
|
şeylerden | - |
| 10 |
razeknahum
|
kendilerini rızıklandırdığımız | رزق |
| 11 |
yunfikune
|
infak ederler | نفق |