"Sizden korktuğum için de hemen kaçtım. Sonra Rabb'im bana hikmet[1] bağışladı ve beni Resullerden kıldı."
فَفَرَرْتُ
kaçtım
مِنكُمْ
aranızdan
لَمَّا
خِفْتُكُمْ
sizden korkunca
فَوَهَبَ
sonra verdi
لِى
bana
رَبِّى
Rabbim
حُكْمًا
hükümdarlık
وَجَعَلَنِى
ve beni yaptı
مِنَ
-den
ٱلْمُرْسَلِينَ
elçiler-
Fe ferartu minkum lemma hıftukum fe vehebe li rabbi hukmen ve cealeni minel murselin.
Hikmet, Kur'an'ın niteliklerinden/isimlerinden birisidir. Tıpkı Kur'an ve Zikir, Kur'an ve Furkan gibi ( 62:2). Hikmet, "engel olmak" demektir: Kur'an'ın toplumu güçlendirmek, sağlamlaştırmak, baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkelerini ifade etmektedir. Hikmetin anlamlarından birisi de sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru yargıda bulunma yetisidir. Hikmet kavramının ayrıca yargılama, karar, güçlendirme, sağlamlaştırma, bilme, bilge olma, hakem, hakim, hüküm, hükümdar, hükümet, mahkeme, mahkum, tahakküm, istihkam, gibi anlamları bulunmaktadır. Hikmet kelimesine sünnet anlamı verilmesi doğru değildir.