O Gün; iman edip, salihatı yapanları[1] ödüllendirecektir. Onlar için bağışlanma ve cömertçe rızık vardır.
لِّيَجْزِىَ
mükafatlandırması için
ٱلَّذِينَ
kimseleri
ءَامَنُوا۟
inanan(ları)
وَعَمِلُوا۟
ve yapanları
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ ۚ
iyi işler
أُو۟لَـٰٓئِكَ
işte
لَهُم
onlar için vardır
مَّغْفِرَةٌ
mağfiret
وَرِزْقٌ
ve rızık
كَرِيمٌ
güzel
Li yecziyellezine amenu ve amilus salihat, ulaike lehum magfiretun ve rızkun kerim.
"İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "iman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Salihat, bozgunculuk ve kötülükle mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir. Bu kelimenin karşıtı "seyyiat" yani kötülük ve "fesad" yani bozgunculuk kelimeleridir.