Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerinin sonları nasıl olmuş, bir bakmadılar mı?[1] Onlar, kendilerinden daha güçlüydüler; yeryüzünü alt üst etmişlerdi; onu, kendilerinin imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Resulleri, onlara nice açık belgelerle gelmişti. Allah onlara haksızlık yapmamış, onlar kendi kendilerine haksızlık yapmışlardı.
أَوَلَمْ
يَسِيرُوا۟
gezmediler mi?
فِى
ٱلْأَرْضِ
yeryüzünde
فَيَنظُرُوا۟
baksınlar
كَيْفَ
nasıl
كَانَ
olduğuna
عَـٰقِبَةُ
sonunun
ٱلَّذِينَ
kimselerin
مِن
قَبْلِهِمْ ۚ
kendilerinden önceki
كَانُوٓا۟
idiler
أَشَدَّ
daha güçlü
مِنْهُمْ
kendilerinden
قُوَّةً
kuvvet bakımından
وَأَثَارُوا۟
alt-üst etmişlerdi
ٱلْأَرْضَ
toprağı
وَعَمَرُوهَآ
ve onu imar etmişlerdi
أَكْثَرَ
daha çok
مِمَّا
عَمَرُوهَا
bunların imar ettiklerinden
وَجَآءَتْهُمْ
onlara gelmişti
رُسُلُهُم
elçiler
بِٱلْبَيِّنَـٰتِ ۖ
delillerle
فَمَا
fakat
كَانَ
değildi
ٱللَّهُ
Allah
لِيَظْلِمَهُمْ
onlara zulmedecek
وَلَـٰكِن
fakat
كَانُوٓا۟
onlar
أَنفُسَهُمْ
kendi kendilerine
يَظْلِمُونَ
zulmediyorlardı
E ve lem yesiru fil ardı fe yenzuru keyfe kane akıbetullezine min kablihim, kanu eşedde minhum kuvveten, ve esarul arda ve ameruha eksera mimma ameruha ve caethum rusuluhum bil beyyinat, fe ma kanallahu li yazlimehum ve lakin kanu enfusehum yazlimun.
Gözlemleyip gerçeği anlamadılar mı?
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
evelem
|
- | |
| 2 |
yesiru
|
gezmediler mi? | سير |
| 3 |
fi
|
- | |
| 4 |
l-erdi
|
yeryüzünde | ارض |
| 5 |
fe yenzuru
|
baksınlar | نظر |
| 6 |
keyfe
|
nasıl | كيف |
| 7 |
kane
|
olduğuna | كون |
| 8 |
aakibetu
|
sonunun | عقب |
| 9 |
ellezine
|
kimselerin | - |
| 10 |
min
|
- | |
| 11 |
kablihim
|
kendilerinden önceki | قبل |
| 12 |
kanu
|
idiler | كون |
| 13 |
eşedde
|
daha güçlü | شدد |
| 14 |
minhum
|
kendilerinden | - |
| 15 |
kuvveten
|
kuvvet bakımından | قوي |
| 16 |
ve esaru
|
alt-üst etmişlerdi | ثور |
| 17 |
l-erde
|
toprağı | ارض |
| 18 |
ve ameruha
|
ve onu imar etmişlerdi | عمر |
| 19 |
eksera
|
daha çok | كثر |
| 20 |
mimma
|
- | |
| 21 |
ameruha
|
bunların imar ettiklerinden | عمر |
| 22 |
ve ca'ethum
|
onlara gelmişti | جيا |
| 23 |
rusuluhum
|
elçiler | رسل |
| 24 |
bil-beyyinati
|
delillerle | بين |
| 25 |
fema
|
fakat | - |
| 26 |
kane
|
değildi | كون |
| 27 |
llahu
|
Allah | - |
| 28 |
liyezlimehum
|
onlara zulmedecek | ظلم |
| 29 |
velakin
|
fakat | - |
| 30 |
kanu
|
onlar | كون |
| 31 |
enfusehum
|
kendi kendilerine | نفس |
| 32 |
yezlimune
|
zulmediyorlardı | ظلم |