فَأَقِمْ
çevir
وَجْهَكَ
yüzünü
لِلدِّينِ
dine
حَنِيفًا ۚ
Hanif olarak
فِطْرَتَ
yaratmasına
ٱللَّهِ
Allah'ın
ٱلَّتِى
ki
فَطَرَ
yaratmıştır
ٱلنَّاسَ
insanları
عَلَيْهَا ۚ
ona göre
لَا
تَبْدِيلَ
değiştirilemez
لِخَلْقِ
yaratması
ٱللَّهِ ۚ
Allah'ın
ذَٰلِكَ
işte odur
ٱلدِّينُ
din
ٱلْقَيِّمُ
doğru
وَلَـٰكِنَّ
fakat
أَكْثَرَ
çoğu
ٱلنَّاسِ
insanların
لَا
يَعْلَمُونَ
bilmezler
Fe ekim vecheke lid dini hanifa, fıtratallahilleti fataran nase aleyha, la tebdile li halkıllah, zaliked dinul kayyimu ve lakinne ekseren nasi la ya'lemun.
Allah'ı bütün nitelikleri ile birleyen, Allah'a ait nitelikleri hiçbir varlıkta görmeyen. Şirk koşmaksızın bütün benliği ile Allah'a yönelen.
Bütün varlığınla.
Doğrult. (Şirk koşmaksızın, bütün varlığınla dine sımsıkı sarıl).
Allah'ın verdiği özelliklere. Fıtrat, yaratılmış olan şeylerin, yaradılış ve işleyiş yasaları, yaradılış özellikleri, benlikleri demektir.
Dosdoğru, gözetici emniyete alıcı. Her şeyi ayakta tutan, koruyan, diri ve bütün evreni bizzat yöneten, hiçbir şey gizli kalmayandır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
feekim
|
çevir | قوم |
| 2 |
vecheke
|
yüzünü | وجه |
| 3 |
liddini
|
dine | دين |
| 4 |
hanifen
|
Hanif olarak | حنف |
| 5 |
fitrate
|
yaratmasına | فطر |
| 6 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 7 |
lleti
|
ki | - |
| 8 |
fetara
|
yaratmıştır | فطر |
| 9 |
n-nase
|
insanları | نوس |
| 10 |
aleyha
|
ona göre | - |
| 11 |
la
|
- | |
| 12 |
tebdile
|
değiştirilemez | بدل |
| 13 |
lihalki
|
yaratması | خلق |
| 14 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 15 |
zalike
|
işte odur | - |
| 16 |
d-dinu
|
din | دين |
| 17 |
l-kayyimu
|
doğru | قوم |
| 18 |
velakinne
|
fakat | - |
| 19 |
eksera
|
çoğu | كثر |
| 20 |
n-nasi
|
insanların | نوس |
| 21 |
la
|
- | |
| 22 |
yea'lemune
|
bilmezler | علم |
Bayraktar Bayraklı
Böylece sen, batıl olan her şeyden arınmış olarak, yüzünü kararlı bir şekilde Allah'ın, insanları üzerinde yarattığı doğa/fıtrat kanununa/ dine çevir! Allah'ın, insanın doğasına yerleştirdiği fıtrata uygun davran ki, Allah'ın yaratmasında bir değişime meydan verilmesin. Bu, gerçek dinin amacıdır; fakat insanların çoğu bilmez.
Mehmet Okuyan
Sen hanîf (Allah'ı birleyen) olarak yüzünü dine yani Allah'ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata[1] çevir![2] Allah'ın yaratmasında değişme yoktur. İşte doğru din budur fakat insanların çoğu (bu gerçeği) bilmezler.[3]
Edip Yüksel
Bir tektanrıcı olarak kendini dine adamalısın. Nitekim, ALLAH insanları böyle bir yaratılış ile donatarak yaratmıştır. ALLAH'ın yaratışında değişiklik olmaz. Bu, tam yetkin bir dindir, fakat insanların çoğu bilmez.[1]
Süleymaniye Vakfı
Sen yüzünü doğrudan doğruya bu dine[1], Allah'ın fıtratına[2]/varlıklarda geçerli kanununa çevir. O, insanları ona göre yaratmıştır. Allah'ın yarattığının yerini tutacak bir şey yoktur. Doğru din budur[3], ama insanların çoğu bunu bilmez.
Ali Rıza Safa
Artık, gerçeğe aykırı şeylerden uzaklaşarak, yüzünü dine çevir. Allah'ın, insanların yaratılışına işlediğine yaraşan biçimde davran. Allah'ın yaratışında değişiklik olmaz. Dinin kaynağı ve dayanağı, işte budur. Fakat insanların çoğu bilmez.
Mustafa İslamoğlu
İmdi sen, varlığını her tür sapmadan uzaklaşarak tümüyle doğru ve asıl dine, Allah'ın insanlığın özüne yaratılıştan nakşettiği fıtrata çevir; (ta ki) Allah'ın yarattığında olumsuz bir değişme olmasın: işte, değer (odaklı) gerçek Din'in (amacı) budur ve fakat insanların çoğu bilmiyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
O halde sen yüzünü, bir hanif olarak dine, Allah'ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata çevir. Allah'ın yaratışında değiştirme olamaz. Doğru ve eskimez din işte budur. Fakat insanların çokları bilmiyorlar.
Ali Bulaç
Öyleyse sen yüzünü Allah'ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah'ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışı için hiç bir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O halde yüzünü bir hanif olarak dine tut, Allah' ın insanları kendisi üzerine yarattığı fıtratına. Allah'ın yaratışında değişme yoktur, dosdoğru sabit din odur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Muhammed Esed
Böylece sen, batıl olan her şeyden uzaklaşarak yüzünü kararlı bir şekilde (hak olan) dine çevir ve Allah'ın insan bünyesine nakşettiği fıtrata uygun davran: (ki,) Allah'ın yarattığında bir bozulma ve çürümeye meydan verilmesin: bu, sahih (bir) din(in gayesi)dir; ama çoğu insanlar onu bilmezler.
Diyanet İşleri
Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah'ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata sımsıkı tutun. Allah'ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
O halde yüzünü dine bir hanif olarak tut: o Allah fıtratına ki insanları onun üzerine yaratmıştır, Allah yaradışına bedel bulunmaz, doğru sabit din odur, velakin nasın ekserisi bilmezler
Süleyman Ateş
Sen yüzünü, Allah'ı birleyici olarak doğruca dine çevir: Allah'ın yaratma yasasına (uygun olan dine dön) ki, insanları ona göre yaratmıştır. Allah'ın yaratması değiştirilemez. İşte doğru din odur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Gültekin Onan
Öyleyse sen yüzünü hanif olarak dine çevir; Tanrı'nın o fıtratına ki insanları bunun üzerine yaratmıştır (fatara). Tanrı'nın yaratışı için hiç bir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.
Hasan Basri Çantay
O halde (Habibim) sen yüzünü bir müvahhid olarak dine, Allahın o fıtratına çevir ki O, insanları bunun üzerine yaratmışdır. Allahın yaratışına (hiçbir şey) bedel olmaz. Bu, dimdik ayakda duran bir dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
İbni Kesir
Öyleyse sen, yüzünü Hanif olarak dine, Allah'ın fıtratına çevir ki O, insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur. Ama insanların çoğu bilmezler.
Şaban Piriş
Hanif olarak yönünü dine çevir. Allah insanları yarattığında onun üzerinde yaratmıştır. Allah'ın yaratmasında bir değişiklik olamaz. İşte dosdoğru din! Fakat, insanların çoğu bilmezler.
Ahmed Hulusi
Vechini (şuurunu) Hanif olarak (tanrıya tapınmaksızın, Allah'a şirk koşmaksızın) o Tek Din'e yönelt! O Allah Fıtratı'na (beynin ana çalışma sistem ve mekanizması) ki, insanları onun üzerine (o ana sistem ve mekanizmayla) yaratmıştır! Allah yaratışında değişme olmaz! İşte bu, Din-i Kayyim'dir (sonsuz geçerli Sistem, Sünnetullah'tır). . . Ne var ki insanların çoğunluğu (bu gerçeği) bilmezler.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Bir tek Tanrıcı olarak kendini dine adamalısın. Nitekim, ALLAH insanları böyle bir yaratılış ile donatarak yaratmıştır. ALLAH'ın yaratışında değişiklik olmaz. Bu, tam yetkin bir dindir, fakat insanların çoğu bilmez.
Erhan Aktaş
O halde hanif[1] olarak dine yüzünü[2] ikame et[3]. İnsanları, üzerinde yaratmış olduğu Allah'ın fıtratına.[4] Allah'ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyum[5] olan din budur. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar.
Progressive Muslims
So establish yourself to the system of monotheism. It is the inclination that God has nurtured the people on. There is no changing in God's creation. Such is the pure system, but most people do not know.
Sam Gerrans
So set thou thy face towards the doctrine, inclining to truth: — the nature of God with which He created people — (there is no changing the creation of God) that is the right doctrine, (but most men know not)
Aisha Bewley
So set your face firmly towards the Deen, as a pure natural believer, Allah’s natural pattern on which He made mankind. There is no changing Allah’s creation. That is the true Deen – but most people do not know it –
Rashad Khalifa
Therefore, you shall devote yourself to the religion of strict monotheism. Such is the natural instinct placed into the people by GOD. Such creation of GOD will never change. This is the perfect religion, but most people do not know.
Edip-Layth
So establish yourself to the system of monotheism. It is the nature that God has made the people on. There is no changing in God's creation. Such is the pure system, but most people do not know.