وَٱلَّذِينَ
ve onlar
صَبَرُوا۟
sabrederler
ٱبْتِغَآءَ
arzu ederek
وَجْهِ
yüzünü (rızasını)
رَبِّهِمْ
Rablerinin
وَأَقَامُوا۟
ve ayakta tutar
ٱلصَّلَوٰةَ
salatı
وَأَنفَقُوا۟
ve harcarlar
مِمَّا
şeyden
رَزَقْنَـٰهُمْ
rızıklandırdığımız
سِرًّا
gizlice
وَعَلَانِيَةً
ve alenen
وَيَدْرَءُونَ
ve savarlar
بِٱلْحَسَنَةِ
iyilikle
ٱلسَّيِّئَةَ
kötülüğü
أُو۟لَـٰٓئِكَ
işte
لَهُمْ
onlarındır
عُقْبَى
sonu
ٱلدَّارِ
şu yurdun
Vellezine saberubtigae vechi rabbihim ve ekamus salate ve enfeku mimma rezaknahum sirren ve alaniyeten ve yedreune bil hasenetis seyyiete ulaike lehum ukbed dar.
Salat, ibadete layık yegane ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmayı, dayanışmayı, ilgi duymayı, duyarlı olmayı, izleyici kalmamayı ve Allah'a çağıranların yanında yer almayı canlı ve diri tutmaktır. Bu yönelmede ritüel salat (namaz) ve dua çok önemli bir yer tutmaktadır. Salatın birçok anlamı bulunmaktadır. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından rahatlıkla anlaşılabilir. Namaz, Farsça bir kelime olup Kur'an'da geçmez. Salatın zıddı tevelladır. Tevella süreklilik ifade etmektedir: Sürekli karşı çıkmak, ilgisiz ve duyarsız kalmak, köstek olmak, engellemeye çalışmak demektir.
İhtiyacı olanlara karşılıksız yardım etmek.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
vellezine
|
ve onlar | - |
| 2 |
saberu
|
sabrederler | صبر |
| 3 |
btiga'e
|
arzu ederek | بغي |
| 4 |
vechi
|
yüzünü (rızasını) | وجه |
| 5 |
rabbihim
|
Rablerinin | ربب |
| 6 |
ve ekamu
|
ve ayakta tutar | قوم |
| 7 |
s-salate
|
salatı | صلو |
| 8 |
ve enfeku
|
ve harcarlar | نفق |
| 9 |
mimma
|
şeyden | - |
| 10 |
razeknahum
|
rızıklandırdığımız | رزق |
| 11 |
sirran
|
gizlice | سرر |
| 12 |
ve alaniyeten
|
ve alenen | علن |
| 13 |
ve yedra'une
|
ve savarlar | درا |
| 14 |
bil-haseneti
|
iyilikle | حسن |
| 15 |
s-seyyiete
|
kötülüğü | سوا |
| 16 |
ulaike
|
işte | - |
| 17 |
lehum
|
onlarındır | - |
| 18 |
ukba
|
sonu | عقب |
| 19 |
d-dari
|
şu yurdun | دور |