Allah, sizden iman eden ve salihatı yapanlara[1], tıpkı kendilerinden öncekileri halife[2] kıldığı gibi, kendilerini de yeryüzünde halife kılacağını, onlar için beğenip seçtiği dini mutlaka sağlamlaştıracağını ve endişelerinden sonra onları mutlaka güvene kavuşturacağını vaat etti. Onlar, Bana kulluk ederler ve hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Bundan sonra da kim küfrederse, işte onlar yoldan çıkanların ta kendileridir.[3]
وَعَدَ
va'detmiştir
ٱللَّهُ
Allah
ٱلَّذِينَ
kimselere
ءَامَنُوا۟
inanan(lara)
مِنكُمْ
sizden
وَعَمِلُوا۟
ve yapanlara
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ
iyi işler
لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ
onları hükümran kılacaktır
فِى
ٱلْأَرْضِ
yeryüzünde
كَمَا
gibi
ٱسْتَخْلَفَ
hükümran kıldığı
ٱلَّذِينَ
kimseleri
مِن
قَبْلِهِمْ
onlardan önceki
وَلَيُمَكِّنَنَّ
ve sağlamlaştıracaktır
لَهُمْ
kendilerine
دِينَهُمُ
dinlerini
ٱلَّذِى
ٱرْتَضَىٰ
razı olduğu
لَهُمْ
kendileri için
وَلَيُبَدِّلَنَّهُم
ve onları erdirecektir
مِّن
بَعْدِ
ardından
خَوْفِهِمْ
korkularının
أَمْنًا ۚ
(tam) bir güvene
يَعْبُدُونَنِى
bana kulluk edecekler
لَا
يُشْرِكُونَ
ortak koşmayacaklar
بِى
bana
شَيْـًٔا ۚ
hiçbir şeyi
وَمَن
ama kim(ler)
كَفَرَ
inkar ederse
بَعْدَ
sonra
ذَٰلِكَ
bundan
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
işte
هُمُ
onlar
ٱلْفَـٰسِقُونَ
yoldan çıkanlardır
Vaadallahullezine amenu minkum ve amilus salihati leyestahlifennehum fil ardı kemestahlefellezine min kablihim, ve leyumekkinenne lehum dinehumullezirteda lehum ve le yubeddilennehum min ba'di havfihim emna, ya'buduneni la yuşrikune bi şey'a, ve men kefere ba'de zalike fe ulaike humul fasikun.
Bkz. 21:94. ayetin 1. dipnotu.
Kur'an, bu kelimeyi, irade ve akıl verilerek, yeryüzünü düzenleyen, yönlendiren, yöneten, imar eden anlamında ve bir de önceki toplumların yerine geçen ardıl anlamında kullanmaktadır. Vekalet etmek, vekil ve naib olmak sıfatıyla "Allah'ın yeryüzündeki temsilciliği, vekilliği" olarak anlam kazanan ve halifenin de "Allah'ın yeryüzündeki temsilcisi, vekili" sayılması şeklinde siyasallaşan, "halife" kelimesinin, Kur'an'da yer alan Halife kelimesi ile bir ilgisi yoktur.
Allah'ın verdiği bu söze rağmen, eğer bugün İslam Dünyası (!) denilen dünya bu durumdaysa; "bu durum," bu dünyanın aslında gerçek imana sahip olmadığını, şirk içinde olduğunu, Allah'ın dini yerine kendi yanından uydurduğu dine tabi olduğunu ve yapılması gerekeni yapmadığını açıkça ortaya koymaktadır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
veade
|
va'detmiştir | وعد |
| 2 |
llahu
|
Allah | - |
| 3 |
ellezine
|
kimselere | - |
| 4 |
amenu
|
inanan(lara) | امن |
| 5 |
minkum
|
sizden | - |
| 6 |
ve amilu
|
ve yapanlara | عمل |
| 7 |
s-salihati
|
iyi işler | صلح |
| 8 |
leyestehlifennehum
|
onları hükümran kılacaktır | خلف |
| 9 |
fi
|
- | |
| 10 |
l-erdi
|
yeryüzünde | ارض |
| 11 |
kema
|
gibi | - |
| 12 |
stehlefe
|
hükümran kıldığı | خلف |
| 13 |
ellezine
|
kimseleri | - |
| 14 |
min
|
- | |
| 15 |
kablihim
|
onlardan önceki | قبل |
| 16 |
veleyumekkinenne
|
ve sağlamlaştıracaktır | مكن |
| 17 |
lehum
|
kendilerine | - |
| 18 |
dinehumu
|
dinlerini | دين |
| 19 |
llezi
|
- | |
| 20 |
rteda
|
razı olduğu | رضو |
| 21 |
lehum
|
kendileri için | - |
| 22 |
veleyubeddilennehum
|
ve onları erdirecektir | بدل |
| 23 |
min
|
- | |
| 24 |
bea'di
|
ardından | بعد |
| 25 |
havfihim
|
korkularının | خوف |
| 26 |
emnen
|
(tam) bir güvene | امن |
| 27 |
yea'buduneni
|
bana kulluk edecekler | عبد |
| 28 |
la
|
- | |
| 29 |
yuşrikune
|
ortak koşmayacaklar | شرك |
| 30 |
bi
|
bana | - |
| 31 |
şey'en
|
hiçbir şeyi | شيا |
| 32 |
vemen
|
ama kim(ler) | - |
| 33 |
kefera
|
inkar ederse | كفر |
| 34 |
bea'de
|
sonra | بعد |
| 35 |
zalike
|
bundan | - |
| 36 |
feulaike
|
işte | - |
| 37 |
humu
|
onlar | - |
| 38 |
l-fasikune
|
yoldan çıkanlardır | فسق |