Biz, hiçbir Resul'ü Allah'ın izni ile[1] yalnızca kendisine itaat edilmesinden başka bir amaçla göndermedik. Eğer onlar, kendi kendilerine haksızlık yaptıklarında, sana gelip, Allah'tan bağışlanmalarını dileselerdi ve sen de Resul olarak onların bağışlanmasını dileseydin; Allah'ın tevbeleri kabul edici ve çok merhamet edici olduğunu göreceklerdi.
وَمَآ
أَرْسَلْنَا
biz göndermedik
مِن
hiçbir
رَّسُولٍ
elçiyi
إِلَّا
başka bir amaçla
لِيُطَاعَ
ita'at edilmekten
بِإِذْنِ
izniyle
ٱللَّهِ ۚ
Allah'ın
وَلَوْ
eğer
أَنَّهُمْ
onlar
إِذ
zaman
ظَّلَمُوٓا۟
zulmettikleri
أَنفُسَهُمْ
kendilerine
جَآءُوكَ
sana gelseler
فَٱسْتَغْفَرُوا۟
bağışlanma dileseler
ٱللَّهَ
Allah'tan
وَٱسْتَغْفَرَ
ve bağışlanmasını dileseydi
لَهُمُ
onların
ٱلرَّسُولُ
Elçi
لَوَجَدُوا۟
elbette bulurlardı
ٱللَّهَ
Allah'ı
تَوَّابًا
affedici
رَّحِيمًا
merhametli
Ve ma erselna min resulin illa li yutaa bi iznillah. Ve lev ennehum iz zalemu enfusehum cauke festagferullahe vestagfera lehumur resulu le vecedullahe tevvaben rahima.
"Allah'ın izni ile" terkibi, Allah'ın belirlediği ilke ve kurallarının belirleyici olması, Allah'ın bilgisi ve onayı anlamlarına gelmektedir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve ma
|
- | |
| 2 |
erselna
|
biz göndermedik | رسل |
| 3 |
min
|
hiçbir | - |
| 4 |
rasulin
|
elçiyi | رسل |
| 5 |
illa
|
başka bir amaçla | - |
| 6 |
liyutaa
|
ita'at edilmekten | طوع |
| 7 |
biizni
|
izniyle | اذن |
| 8 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 9 |
velev
|
eğer | - |
| 10 |
ennehum
|
onlar | - |
| 11 |
iz
|
zaman | - |
| 12 |
zelemu
|
zulmettikleri | ظلم |
| 13 |
enfusehum
|
kendilerine | نفس |
| 14 |
ca'uke
|
sana gelseler | جيا |
| 15 |
festegferu
|
bağışlanma dileseler | غفر |
| 16 |
llahe
|
Allah'tan | - |
| 17 |
vestegfera
|
ve bağışlanmasını dileseydi | غفر |
| 18 |
lehumu
|
onların | - |
| 19 |
r-rasulu
|
Elçi | رسل |
| 20 |
levecedu
|
elbette bulurlardı | وجد |
| 21 |
llahe
|
Allah'ı | - |
| 22 |
tevvaben
|
affedici | توب |
| 23 |
rahimen
|
merhametli | رحم |