Ancak tevbe edip, kendilerini düzeltenler, Allah'ın buyruklarına sımsıkı sarılanlar, dinlerini yalnızca Allah'a has kılanlar[1] hariç. İşte bunlar, Mü'minlerle beraberdirler. Allah, zamanı geldiğinde, Mü'minlere büyük bir ödül verecektir.
إِلَّا
ancak hariçtir
ٱلَّذِينَ
kimseler
تَابُوا۟
tevbe edenler
وَأَصْلَحُوا۟
ve uslananlar
وَٱعْتَصَمُوا۟
ve yapışanlar
بِٱللَّهِ
Allah'a
وَأَخْلَصُوا۟
ve yapanlar
دِينَهُمْ
dinlerini
لِلَّهِ
sırf Allah için
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
işte onlar
مَعَ
beraberdir
ٱلْمُؤْمِنِينَ ۖ
mü'minlerle
وَسَوْفَ
yakında
يُؤْتِ
verecektir
ٱللَّهُ
Allah da
ٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'minlere
أَجْرًا
bir mükafat
عَظِيمًا
büyük
İllallezine tabu ve aslehu va'tesamu billahi ve ahlesu dinehum lillahi fe ulaike meal mu'minin. Ve sevfe yu'tillahul mu'minine ecran azima.
Dini Allah'a has kılmak, dinin tek sahibinin Allah, tek kaynağının Kur'an olduğuna inanmak demektir. Allah'ın buyruklarından başka hiçbir şeyi din edinmemek, Allah'ın buyrukları dışında dine hiçbir şeyi katmamaktır. Dinde arı duru, saf ve berrak olmaktır. Kur'an'nı dışında; sünnet, hadis, siyer, tefsir, alim vb. hiçbir şeyi dinde kaynak olarak görmemektir. Şirksiz bir bilinçle hurafesiz, katıksız, arı-duru bir şekilde Kulluğunu yalnızca Allah'a özgülemek demektir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
illa
|
ancak hariçtir | - |
| 2 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 3 |
tabu
|
tevbe edenler | توب |
| 4 |
ve eslehu
|
ve uslananlar | صلح |
| 5 |
vea'tesamu
|
ve yapışanlar | عصم |
| 6 |
billahi
|
Allah'a | - |
| 7 |
ve ehlesu
|
ve yapanlar | خلص |
| 8 |
dinehum
|
dinlerini | دين |
| 9 |
lillahi
|
sırf Allah için | - |
| 10 |
feulaike
|
işte onlar | - |
| 11 |
mea
|
beraberdir | - |
| 12 |
l-mu'minine
|
mü'minlerle | امن |
| 13 |
ve sevfe
|
yakında | - |
| 14 |
yu'ti
|
verecektir | اتي |
| 15 |
llahu
|
Allah da | - |
| 16 |
l-mu'minine
|
mü'minlere | امن |
| 17 |
ecran
|
bir mükafat | اجر |
| 18 |
azimen
|
büyük | عظم |