Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında[1] tam anlamı ile adaletli olmaya kesinlikle güç yetiremezsiniz. O halde, anlaşmazlığı çözümsüz hale getirip, onları yüzüstü bırakmayın. Eğer, arayı düzelterek, takvalı davranırsanız kuşkusuz ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
وَلَن
تَسْتَطِيعُوٓا۟
ve yapamazsınız
أَن
تَعْدِلُوا۟
(tam) adalet
بَيْنَ
arasında
ٱلنِّسَآءِ
kadınlar
وَلَوْ
ne kadar
حَرَصْتُمْ ۖ
isteseniz de
فَلَا
تَمِيلُوا۟
öyle ise meylemeyin
كُلَّ
(birine) tamamen
ٱلْمَيْلِ
yönelişle
فَتَذَرُوهَا
ötekini bırakmayın
كَٱلْمُعَلَّقَةِ ۚ
askıda (kocasızmış) gibi
وَإِن
eğer
تُصْلِحُوا۟
arayı düzeltir
وَتَتَّقُوا۟
sakınırsanız
فَإِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
كَانَ
غَفُورًا
bağışlayandır
رَّحِيمًا
esirgeyendir
Ve len testatiu en ta'dilu beynen nisai ve lev harastum fe la temilu kullel meyli fe tezeruha kel muallakah. Ve in tuslihu ve tetteku fe innallahe kane gafuran rahima.
Aranızdaki anlaşmazlık konusunda. (Bir önceki ayette ortaya çıkan nuşuz/geçimsizlik, ihmal konusu.)
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
velen
|
- | |
| 2 |
testetiu
|
ve yapamazsınız | طوع |
| 3 |
en
|
- | |
| 4 |
tea'dilu
|
(tam) adalet | عدل |
| 5 |
beyne
|
arasında | بين |
| 6 |
n-nisa'i
|
kadınlar | نسو |
| 7 |
velev
|
ne kadar | - |
| 8 |
harastum
|
isteseniz de | حرص |
| 9 |
fela
|
- | |
| 10 |
temilu
|
öyle ise meylemeyin | ميل |
| 11 |
kulle
|
(birine) tamamen | كلل |
| 12 |
l-meyli
|
yönelişle | ميل |
| 13 |
fe tezeruha
|
ötekini bırakmayın | وذر |
| 14 |
kalmuallekati
|
askıda (kocasızmış) gibi | علق |
| 15 |
ve in
|
eğer | - |
| 16 |
tuslihu
|
arayı düzeltir | صلح |
| 17 |
ve tetteku
|
sakınırsanız | وقي |
| 18 |
feinne
|
şüphesiz | - |
| 19 |
llahe
|
Allah | - |
| 20 |
kane
|
كون | |
| 21 |
gafuran
|
bağışlayandır | غفر |
| 22 |
rahimen
|
esirgeyendir | رحم |