Onlar, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden bilinçsizce[1] pay ayırıyorlar. Allah'a yemin olsun ki, uydurduğunuz bu şeylerden kesinlikle hesaba çekileceksiniz.
وَيَجْعَلُونَ
ve ayırıyorlar
لِمَا
şeylere
لَا
يَعْلَمُونَ
bilmedikleri
نَصِيبًا
bir pay
مِّمَّا
رَزَقْنَـٰهُمْ ۗ
verdiğimiz rızıktan
تَٱللَّهِ
Allah'a andolsun ki
لَتُسْـَٔلُنَّ
siz mutlaka sorulacaksınız
عَمَّا
şeylerden
كُنتُمْ
olduğunuz
تَفْتَرُونَ
uyduruyorlar
Ve yec'alune li ma la ya'lemune nasiben mimma razaknahum, tallahi le tus'elunne amma kuntum tefterun.
Körü körüne, akılsızca, düşüncesizce. Bu pay, "ilah" olarak gördükleri nesnelere ayrılan paydır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve yec'alune
|
ve ayırıyorlar | جعل |
| 2 |
lima
|
şeylere | - |
| 3 |
la
|
- | |
| 4 |
yea'lemune
|
bilmedikleri | علم |
| 5 |
nesiben
|
bir pay | نصب |
| 6 |
mimma
|
- | |
| 7 |
razeknahum
|
verdiğimiz rızıktan | رزق |
| 8 |
tallehi
|
Allah'a andolsun ki | - |
| 9 |
letuselunne
|
siz mutlaka sorulacaksınız | سال |
| 10 |
amma
|
şeylerden | - |
| 11 |
kuntum
|
olduğunuz | كون |
| 12 |
tefterune
|
uyduruyorlar | فري |