O, suçu bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezası şiddetli, sınırsız güç[1] sahibi olandır. O'ndan başka ilah yoktur. Dönüş, yalnızca O'nadır.
غَافِرِ
bağışlayandır
ٱلذَّنبِ
günahı
وَقَابِلِ
ve kabul edendir
ٱلتَّوْبِ
tevbeyi
شَدِيدِ
çetin olandır
ٱلْعِقَابِ
azabı
ذِى
sahibidir
ٱلطَّوْلِ ۖ
lutuf
لَآ
yoktur
إِلَـٰهَ
tanrı
إِلَّا
başka
هُوَ ۖ
O'ndan
إِلَيْهِ
O'nadır
ٱلْمَصِيرُ
dönüş
Gafiriz zenbi ve kabilit tevbi şedidil ikabi zit tavl, la ilahe illa huve, ileyhil masir.
"Zi't-tavl" ifadesine, çevirilerde "ihsan", "lütuf", "kerem", "ni'met" şeklinde anlam verilmektedir. Bu kelimenin, "kudret/güç sahibi" demek olan anlamının tercih edilmesi daha uygundur. Zira eğer kast edilen şey; "ihsan, nimet, lütuf ve ikram" demek olunsaydı, "tavl" kelimesi yerine -birçok ayette olduğu gibi- doğrudan bu kelimelerin kendisi kullanılırdı.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
gafiri
|
bağışlayandır | غفر |
| 2 |
z-zenbi
|
günahı | ذنب |
| 3 |
ve kabili
|
ve kabul edendir | قبل |
| 4 |
t-tevbi
|
tevbeyi | توب |
| 5 |
şedidi
|
çetin olandır | شدد |
| 6 |
l-ikabi
|
azabı | عقب |
| 7 |
zi
|
sahibidir | - |
| 8 |
t-tavli
|
lutuf | طول |
| 9 |
la
|
yoktur | - |
| 10 |
ilahe
|
tanrı | اله |
| 11 |
illa
|
başka | - |
| 12 |
huve
|
O'ndan | - |
| 13 |
ileyhi
|
O'nadır | - |
| 14 |
l-mesiru
|
dönüş | صير |