Meal kök ve ayetlerin bağlantısı sürekli güncelleniyor Meryem 19:57
Onu yüce bir mekana yükselttik.
وَرَفَعْنَـٰهُ
onu yükseltmiştik
مَكَانًا
bir yere
عَلِيًّا
yüce
Ve refa'nahu mekanen aliyya.
# Kelime Anlam Kök
1
ve rafea'nahu
onu yükseltmiştik رفع
2
mekanen
bir yere كون
3
aliyyen
yüce علو
Bayraktar Bayraklı
Onu yüce bir makama yüceltmiştik.
Mehmet Okuyan
Kendisini üstün bir makama yükseltmiştik.
Edip Yüksel
Onu yüce bir makama yükselttik.
Süleymaniye Vakfı
Onu yüce bir mekana yükseltmiştik[1].
Ali Rıza Safa
Onu, çok yüce bir yere yükselttik.
Mustafa İslamoğlu
Ve biz ona da yüce bir konum bahşetmiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
Onu yüce bir mekana yükselttik.
Ali Bulaç
Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Muhammed Esed
Ve Biz o'nu da yüce bir konuma yükseltmiştik.
Diyanet İşleri
Onu yüce bir makama yükselttik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve biz onu yüksek bir mekana ref'ettik
Süleyman Ateş
Onu yüce bir yere yükseltmiştik.
Gültekin Onan
Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.
Hasan Basri Çantay
Biz onu pek yüce bir yere yükseltdik.
İbni Kesir
Onu yüce bir yere yükselttik.
Şaban Piriş
Biz onu üstün bir mevkiye yükseltmiştik.
Ahmed Hulusi
Biz Onu yücelik makamına yükselttik!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Onu yüce bir makama yükselttik.
Erhan Aktaş
Onu yüce bir mekana yükselttik.
Progressive Muslims
And We raised him to a high place.
Sam Gerrans
And We raised him to a high station.
Aisha Bewley
We raised him up to a high place.
Rashad Khalifa
We raised him to an honorable rank.
Edip-Layth
We raised him to a high place.