Allah, iman edip salihatı[1] yapanlara söz verdi, onlar için bağışlanma ve büyük bir karşılık vardır.
وَعَدَ
va'detmiştir
ٱللَّهُ
Allah
ٱلَّذِينَ
kimselere
ءَامَنُوا۟
inanan(lara)
وَعَمِلُوا۟
ve yapanlara
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ ۙ
iyi işler
لَهُم
onlarındır
مَّغْفِرَةٌ
bağışlama
وَأَجْرٌ
ve mükafat
عَظِيمٌ
büyük
Veadellahullezine amenu ve amilus salihati lehum magfiretun ve ecrun azim.
"İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Salihat, bozgunculuk ve kötülükle mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir. Bu kelimenin karşıtı "seyyiat" yani kötülük ve "fesad" yani bozgunculuk kelimeleridir.