Ant olsun ki insanı Biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını biliriz. Ve Biz ona "habl-i verid"ten[1] daha yakınız.
وَلَقَدْ
ve andolsun
خَلَقْنَا
biz yarattık
ٱلْإِنسَـٰنَ
insanı
وَنَعْلَمُ
ve biliriz
مَا
ne
تُوَسْوِسُ
fısıldadığını
بِهِ
ona
نَفْسُهُ ۖ
nefsinin
وَنَحْنُ
çünkü biz
أَقْرَبُ
daha yakınız
إِلَيْهِ
ona
مِنْ
-ndan
حَبْلِ
şah damarı-
ٱلْوَرِيدِ
şah damarı-
Ve lekad halaknel insane ve na'lemu ma tuvesvisu bihi nefsuh, ve nahnu akrebu ileyhi min hablil veridi.
Çevirilerde bu kelimeye "şah damarı" olarak anlam verilmektedir. Bunun insan "anatomisindeki şah damarı" ile bir ilgisi yoktur. Bu deyimle kastedilen şey, insana canlılık veren, onun yaşamasını sağlayan özdür. Bu mecazi bir anlatımdır. Yoksa Allah için mesafe söz konusu değildir. Allah'ın; insana, insanın kendisinden daha yakın olduğu vurgusu yapılmaktadır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
velekad
|
ve andolsun | - |
| 2 |
halekna
|
biz yarattık | خلق |
| 3 |
l-insane
|
insanı | انس |
| 4 |
ve nea'lemu
|
ve biliriz | علم |
| 5 |
ma
|
ne | - |
| 6 |
tuvesvisu
|
fısıldadığını | وسوس |
| 7 |
bihi
|
ona | - |
| 8 |
nefsuhu
|
nefsinin | نفس |
| 9 |
ve nehnu
|
çünkü biz | - |
| 10 |
ekrabu
|
daha yakınız | قرب |
| 11 |
ileyhi
|
ona | - |
| 12 |
min
|
-ndan | - |
| 13 |
habli
|
şah damarı- | حبل |
| 14 |
l-veridi
|
şah damarı- | ورد |