يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوٓا۟
inanan(lar)
إِن
جَآءَكُمْ
size gelirse
فَاسِقٌ
bir fasık
بِنَبَإٍ
bir haberle
فَتَبَيَّنُوٓا۟
onu araştırın
أَن
تُصِيبُوا۟
yoksa kötülük edersiniz
قَوْمًا
bir topluluğa karşı
بِجَهَـٰلَةٍ
bilmeyerek
فَتُصْبِحُوا۟
sonra olursunuz
عَلَىٰ
üzerine
مَا
şey
فَعَلْتُمْ
yaptığınız
نَـٰدِمِينَ
pişman
Ya eyyuhellezine amenu in caekum fasikun bi nebein fe tebeyyenu en tusibu kavmen bi cehaletin fe tusbihu ala ma fealtum nadimin.
Günaha sapan. Günahta ısrar eden. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnandığı halde, yaşantı olarak Kafir olan.
Birbirlerine cahilce kötülük yapmayı istemeyenler; edindikleri haberlerin doğru olduğundan emin olmak zorundadırlar. Teknolojik bilgi kirliliğinden dolayı bu konuda çok daha fazla duyarlı olunmalıdır. Üretilen yalanlar üzerinden yapılan değerlendirmelerle neden olunan haksızlıklar, haber sahiplerini işlenen cahilce kötülüğe ve zulme ortak yapmaktadır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ya eyyuha
|
ey | - |
| 2 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 3 |
amenu
|
inanan(lar) | امن |
| 4 |
in
|
- | |
| 5 |
ca'ekum
|
size gelirse | جيا |
| 6 |
fasikun
|
bir fasık | فسق |
| 7 |
binebein
|
bir haberle | نبا |
| 8 |
fetebeyyenu
|
onu araştırın | بين |
| 9 |
en
|
- | |
| 10 |
tusibu
|
yoksa kötülük edersiniz | صوب |
| 11 |
kavmen
|
bir topluluğa karşı | قوم |
| 12 |
bicehaletin
|
bilmeyerek | جهل |
| 13 |
fetusbihu
|
sonra olursunuz | سبح |
| 14 |
ala
|
üzerine | - |
| 15 |
ma
|
şey | - |
| 16 |
fealtum
|
yaptığınız | فعل |
| 17 |
nadimine
|
pişman | ندم |