Onlar, korunaklı şehirler içinde veya surlar arkasında olmadıkça, sizinle, toplu olarak karşı karşıya gelerek savaşmazlar. Kaldı ki kendi aralarında da derin ayrılıklar içindedirler. Sen, onların birlik olduklarını sanırsın, oysaki kalben farklı farklıdırlar. Bu, onların akıllarını doğru kullanmayan bir halk olmaları nedeniyledir.
لَا
يُقَـٰتِلُونَكُمْ
onlar sizinle savaşamazlar
جَمِيعًا
toplu olarak
إِلَّا
ancak (savaşırlar)
فِى
içinde
قُرًى
kaleler
مُّحَصَّنَةٍ
müstahkem
أَوْ
yahut
مِن
-ndan
وَرَآءِ
ardı-
جُدُرٍ ۚ
duvarların
بَأْسُهُم
onların çekişmeleri
بَيْنَهُمْ
kendi aralarında
شَدِيدٌ ۚ
şiddetli
تَحْسَبُهُمْ
sen onları sanırsın
جَمِيعًا
toplu
وَقُلُوبُهُمْ
ama kalbleri
شَتَّىٰ ۚ
dağınıktır
ذَٰلِكَ
öyledir
بِأَنَّهُمْ
çünkü onlar
قَوْمٌ
bir topluluktur
لَّا
يَعْقِلُونَ
düşünmez
La yukatilunekum cemian illa fi kuren muhassanetin ev min verai cudur, be'suhum beynehum şedid, tahsebuhum cemian ve kulubuhum şetta, zalike bi ennehum kavmun la ya'kılun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
la
|
- | |
| 2 |
yukatilunekum
|
onlar sizinle savaşamazlar | قتل |
| 3 |
cemian
|
toplu olarak | جمع |
| 4 |
illa
|
ancak (savaşırlar) | - |
| 5 |
fi
|
içinde | - |
| 6 |
kuran
|
kaleler | قري |
| 7 |
muhassanetin
|
müstahkem | حسن |
| 8 |
ev
|
yahut | - |
| 9 |
min
|
-ndan | - |
| 10 |
vera'i
|
ardı- | وري |
| 11 |
cudurin
|
duvarların | جدر |
| 12 |
be'suhum
|
onların çekişmeleri | باس |
| 13 |
beynehum
|
kendi aralarında | بين |
| 14 |
şedidun
|
şiddetli | شدد |
| 15 |
tehsebuhum
|
sen onları sanırsın | حسب |
| 16 |
cemian
|
toplu | جمع |
| 17 |
vekulubuhum
|
ama kalbleri | قلب |
| 18 |
şetta
|
dağınıktır | شتت |
| 19 |
zalike
|
öyledir | - |
| 20 |
biennehum
|
çünkü onlar | - |
| 21 |
kavmun
|
bir topluluktur | قوم |
| 22 |
la
|
- | |
| 23 |
yea'kilune
|
düşünmez | عقل |