Sonra onların izleri üzerinde art arda Resullerimizi gönderdik. Ve Meryem Oğlu İsa'yı gönderdik ve ona İncil'i verdik. Ona uyan kimselerin kalplerine şefkat ve merhamet koyduk. Allah'ın rızasını kazanmak için uydurdukları ve fakat gereği gibi de uymadıkları ruhbanlık[1] Bizim buyruğumuzdan kaynaklanmış değildir. Onlardan iman edenlere ödüllerini verdik. Ne var ki onların çoğu doğru yoldan çıkmış kimselerdi.
ثُمَّ
sonra
قَفَّيْنَا
ardarda gönderdik
عَلَىٰٓ
üzerine
ءَاثَـٰرِهِم
bunların izleri
بِرُسُلِنَا
elçilerimizi
وَقَفَّيْنَا
ve onların ardına kattık
بِعِيسَى
Îsa'yı
ٱبْنِ
oğlu
مَرْيَمَ
Meryem
وَءَاتَيْنَـٰهُ
ve ona verdik
ٱلْإِنجِيلَ
İncil'i
وَجَعَلْنَا
ve koyduk
فِى
içine
قُلُوبِ
kalbleri
ٱلَّذِينَ
ٱتَّبَعُوهُ
ona uyanların
رَأْفَةً
şefkat
وَرَحْمَةً
ve merhamet
وَرَهْبَانِيَّةً
ve ruhbanlığı
ٱبْتَدَعُوهَا
icadettikleri
مَا
كَتَبْنَـٰهَا
biz yazmamıştık
عَلَيْهِمْ
onlara
إِلَّا
dışında bir şey
ٱبْتِغَآءَ
kazanmaları
رِضْوَٰنِ
rızasını
ٱللَّهِ
Allah'ın
فَمَا
ama
رَعَوْهَا
ona uymadılar
حَقَّ
hakkıyla
رِعَايَتِهَا ۖ
riayet ederek
فَـَٔاتَيْنَا
biz de verdik
ٱلَّذِينَ
kimselere
ءَامَنُوا۟
iman eden(lere)
مِنْهُمْ
onlardan
أَجْرَهُمْ ۖ
mükafatlarını
وَكَثِيرٌ
fakat birçoğu
مِّنْهُمْ
onlardan
فَـٰسِقُونَ
yoldan çıkmıştır
Summe kaffeyna ala asarihim bi rusulina ve kaffeyna bi'isebni meryeme ve ateynahul incile ve cealna fi kulubillezinet tebeuhu re'feten ve rahmeh, ve rahbaniyyetenibtedeuha ma ketebnaha aleyhim illebtigae rıdvanillahi fe ma reavha hakka riayetiha, fe ateynellezine amenu minhum ecrehum, ve kesirun minhum fasikun.
Ruhbanlar. Rabb'e kul olanlar (Hıristiyan din adamları). Ruhbanlık: Kelimenin kök anlamı korkmak demektir. Bu korku, sakınma, önlem alma, ihtiyatlı olma, tedirgin olma anlamında bir korkmadır. İsm-i faili olan "Rahib" kelimesi sakınan, çekinen, ihtiyatlı olan, önlem alan kimse demektir. "Ruhban" rahip kelimesinin çoğuludur. Ruhbanlık, çekingen bir hayat sürmek, dünyadan el etek çekip, yalnızca ibadetle ilgilenerek ruhu yüceltmek demektir. Ne var ki Ruhbanlık Allah'ın dini yerine kendi yanından uydurduğu dini din edinmeye dönüştürülmüştür.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
summe
|
sonra | - |
| 2 |
kaffeyna
|
ardarda gönderdik | قفو |
| 3 |
ala
|
üzerine | - |
| 4 |
asarihim
|
bunların izleri | اثر |
| 5 |
birusulina
|
elçilerimizi | رسل |
| 6 |
ve kaffeyna
|
ve onların ardına kattık | قفو |
| 7 |
biiysa
|
Îsa'yı | - |
| 8 |
bni
|
oğlu | بني |
| 9 |
meryeme
|
Meryem | - |
| 10 |
ve ateynahu
|
ve ona verdik | اتي |
| 11 |
l-incile
|
İncil'i | - |
| 12 |
ve cealna
|
ve koyduk | جعل |
| 13 |
fi
|
içine | - |
| 14 |
kulubi
|
kalbleri | قلب |
| 15 |
ellezine
|
- | |
| 16 |
ttebeuhu
|
ona uyanların | تبع |
| 17 |
ra'feten
|
şefkat | راف |
| 18 |
ve rahmeten
|
ve merhamet | رحم |
| 19 |
verahbaniyyeten
|
ve ruhbanlığı | رهب |
| 20 |
btedeuha
|
icadettikleri | بدع |
| 21 |
ma
|
- | |
| 22 |
ketebnaha
|
biz yazmamıştık | كتب |
| 23 |
aleyhim
|
onlara | - |
| 24 |
illa
|
dışında bir şey | - |
| 25 |
btiga'e
|
kazanmaları | بغي |
| 26 |
ridvani
|
rızasını | رضو |
| 27 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 28 |
fema
|
ama | - |
| 29 |
raavha
|
ona uymadılar | رعي |
| 30 |
hakka
|
hakkıyla | حقق |
| 31 |
riaayetiha
|
riayet ederek | رعي |
| 32 |
fe ateyna
|
biz de verdik | اتي |
| 33 |
ellezine
|
kimselere | - |
| 34 |
amenu
|
iman eden(lere) | امن |
| 35 |
minhum
|
onlardan | - |
| 36 |
ecrahum
|
mükafatlarını | اجر |
| 37 |
vekesirun
|
fakat birçoğu | كثر |
| 38 |
minhum
|
onlardan | - |
| 39 |
fasikune
|
yoldan çıkmıştır | فسق |