Ant olsun ki Biz, Musa'ya Kitap'ı vermiştik de onda görüş ayrılığına düştüler. Eğer Rabb'inin önceden verilmiş bir kararı olmasaydı,[1] aralarında hemen hüküm verilir, işleri bitirilirdi. Onlar, Kur'an hakkında tam bir ikilem ve kaygı içindeler.
وَلَقَدْ
ve andolsun
ءَاتَيْنَا
biz vermiştik
مُوسَى
Musa'ya
ٱلْكِتَـٰبَ
Kitabı
فَٱخْتُلِفَ
fakat ayrılığa düşülmüştü
فِيهِ ۗ
onda
وَلَوْلَا
ve eğer olmasaydı
كَلِمَةٌ
bir söz
سَبَقَتْ
geçmiş
مِن
-nden
رَّبِّكَ
Rabbi-
لَقُضِىَ
derhal hüküm verilirdi
بَيْنَهُمْ ۚ
aralarında
وَإِنَّهُمْ
fakat onlar
لَفِى
içindedirler
شَكٍّ
bir kuşku
مِّنْهُ
ondan
مُرِيبٍ
işkilli
Ve lekad ateyna musel kitabe fahtulife fih, ve lev la kelimetun sebekat min rabbike le kudıye beynehum, ve innehum lefi şekkin minhu murib.
Hesap görmeyi ahirete bırakmış olmasaydı.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
velekad
|
ve andolsun | - |
| 2 |
ateyna
|
biz vermiştik | اتي |
| 3 |
musa
|
Musa'ya | - |
| 4 |
l-kitabe
|
Kitabı | كتب |
| 5 |
fehtulife
|
fakat ayrılığa düşülmüştü | خلف |
| 6 |
fihi
|
onda | - |
| 7 |
velevla
|
ve eğer olmasaydı | - |
| 8 |
kelimetun
|
bir söz | كلم |
| 9 |
sebekat
|
geçmiş | سبق |
| 10 |
min
|
-nden | - |
| 11 |
rabbike
|
Rabbi- | ربب |
| 12 |
lekudiye
|
derhal hüküm verilirdi | قضي |
| 13 |
beynehum
|
aralarında | بين |
| 14 |
veinnehum
|
fakat onlar | - |
| 15 |
lefi
|
içindedirler | - |
| 16 |
şekkin
|
bir kuşku | شكك |
| 17 |
minhu
|
ondan | - |
| 18 |
muribin
|
işkilli | ريب |