Onlar, orada yardım için bağırıp çağırırlar: "Rabb'imiz! Bizi çıkar, daha önce yaptığımızdan başka, düzgün amel yapalım." Size dünyada öğüt dinleyecek kimsenin, öğüt dinlemesine yetecek kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı gelmedi mi? O halde tadın! Artık zalimler için bir yardımcı yoktur.
وَهُمْ
ve onlar
يَصْطَرِخُونَ
feryadederler
فِيهَا
orada
رَبَّنَآ
Rabbimiz
أَخْرِجْنَا
bizi çıkar
نَعْمَلْ
yapalım
صَـٰلِحًا
iyi işler
غَيْرَ
başka olarak
ٱلَّذِى
كُنَّا
olduğumuz
نَعْمَلُ ۚ
yapmış
أَوَلَمْ
نُعَمِّرْكُم
sizi yaşatmadık mı?
مَّا
يَتَذَكَّرُ
öğüt alacağı kadar
فِيهِ
orada
مَن
kimsenin
تَذَكَّرَ
öğüt alacak
وَجَآءَكُمُ
ve size geldi
ٱلنَّذِيرُ ۖ
uyarıcı
فَذُوقُوا۟
öyle ise (azabı) tadın
فَمَا
artık yoktur
لِلظَّـٰلِمِينَ
zalimlerin
مِن
hiçbir
نَّصِيرٍ
yardımcısı
Ve hum yastarihune fiha, rabbena ahricna na'mel salihan gayrellezi kunna na'mel, e ve lem nuammirkum ma yetezekkeru fihi men tezekkere ve caekumun nezir, fe zuku fe ma liz zalimine min nasir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve hum
|
ve onlar | - |
| 2 |
yestarihune
|
feryadederler | صرخ |
| 3 |
fiha
|
orada | - |
| 4 |
rabbena
|
Rabbimiz | ربب |
| 5 |
ehricna
|
bizi çıkar | خرج |
| 6 |
nea'mel
|
yapalım | عمل |
| 7 |
salihen
|
iyi işler | صلح |
| 8 |
gayra
|
başka olarak | غير |
| 9 |
llezi
|
- | |
| 10 |
kunna
|
olduğumuz | كون |
| 11 |
nea'melu
|
yapmış | عمل |
| 12 |
evelem
|
- | |
| 13 |
nuammirkum
|
sizi yaşatmadık mı? | عمر |
| 14 |
ma
|
- | |
| 15 |
yetezekkeru
|
öğüt alacağı kadar | ذكر |
| 16 |
fihi
|
orada | - |
| 17 |
men
|
kimsenin | - |
| 18 |
tezekkera
|
öğüt alacak | ذكر |
| 19 |
ve ca'ekumu
|
ve size geldi | جيا |
| 20 |
n-neziru
|
uyarıcı | نذر |
| 21 |
fezuku
|
öyle ise (azabı) tadın | ذوق |
| 22 |
fema
|
artık yoktur | - |
| 23 |
lizzalimine
|
zalimlerin | ظلم |
| 24 |
min
|
hiçbir | - |
| 25 |
nesirin
|
yardımcısı | نصر |