Onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı.[1] Allah, bunu Mü'minleri iyi bir sınavla sınava tabi tutmak için yaptı. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
فَلَمْ
تَقْتُلُوهُمْ
onları siz öldürmediniz
وَلَـٰكِنَّ
fakat
ٱللَّهَ
Allah
قَتَلَهُمْ ۚ
onları öldürdü
وَمَا
رَمَيْتَ
sen atmadın
إِذْ
zaman
رَمَيْتَ
attığın
وَلَـٰكِنَّ
fakat
ٱللَّهَ
Allah
رَمَىٰ ۚ
attı
وَلِيُبْلِىَ
sınamak için
ٱلْمُؤْمِنِينَ
Mü'minleri
مِنْهُ
kendinden
بَلَآءً
bir imtihanla
حَسَنًا ۚ
güzel
إِنَّ
doğrusu
ٱللَّهَ
Allah
سَمِيعٌ
işitendir
عَلِيمٌ
bilendir
Fe lem taktuluhum ve lakinnallahe katelehum, ve ma remeyte iz remeyte ve lakinnallahe rema, ve li yubliyel mu'minine minhu belaen hasena, innallahe semiun alim.
Allah, savaş kazanma başarısı coşkusu içinde olan Mü'minlere demek istemektedir ki: Sakın elde ettiğiniz başarı sizi şımartmasın. Unutmayın ki: Sahip olduğunuz gücü ve onu kullanacak aklı, düşmanı görecek gözü, oku atacak eli size veren Ben'im. Sahip olduğunuz hiçbir şeyin yaratıcısı, gerçek sahibi siz değilsiniz. Her neye sahipseniz, onların tamamını size veren Ben'im. Sahip olduklarınızı size verenin Benim olduğum gerçeğini sakın hiçbir zaman göz ardı etmeyin. Sakın! Sahip olduklarınızla şımarıp bencilleşmeyin. Benliğinizin tutsağı olmayın. Üstünlük, düşmanı yenmeniz değil, sahip olduklarınızı size vereni, sahip olduklarınızın gerçek sahibini unutmayarak mütevazi olmaktır; takva sahibi olmaktır. Buradan da anlaşılacağı üzere, insan; güç, makam, zenginlik, şöhret kısacası sahip olduğu her ne varsa onların gerçek sahibin kendisi olmadığının, onları Allah'ın verdiği bilincine sahip olursa, sahip oldukları ile kendisini başkasından üstün göremez. Aksine, sahip olduğu nimetlerin şükrünün bilincinde olarak, daha çok erdemli ve mütevazi olur.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
fe lem
|
- | |
| 2 |
tektuluhum
|
onları siz öldürmediniz | قتل |
| 3 |
velakinne
|
fakat | - |
| 4 |
llahe
|
Allah | - |
| 5 |
katelehum
|
onları öldürdü | قتل |
| 6 |
ve ma
|
- | |
| 7 |
rameyte
|
sen atmadın | رمي |
| 8 |
iz
|
zaman | - |
| 9 |
rameyte
|
attığın | رمي |
| 10 |
velakinne
|
fakat | - |
| 11 |
llahe
|
Allah | - |
| 12 |
rama
|
attı | رمي |
| 13 |
veliyubliye
|
sınamak için | بلو |
| 14 |
l-mu'minine
|
Mü'minleri | امن |
| 15 |
minhu
|
kendinden | - |
| 16 |
bela'en
|
bir imtihanla | بلو |
| 17 |
hasenen
|
güzel | حسن |
| 18 |
inne
|
doğrusu | - |
| 19 |
llahe
|
Allah | - |
| 20 |
semiun
|
işitendir | سمع |
| 21 |
alimun
|
bilendir | علم |