وَلَا
تَطْرُدِ
kovma
ٱلَّذِينَ
kimseleri
يَدْعُونَ
yalvaranları
رَبَّهُم
Rablerine
بِٱلْغَدَوٰةِ
sabah
وَٱلْعَشِىِّ
ve akşam
يُرِيدُونَ
isteyerek
وَجْهَهُ ۖ
O'nun rızasını
مَا
yoktur
عَلَيْكَ
sana
مِنْ
-ndan
حِسَابِهِم
onların hesabı-
مِّن
hiçbir
شَىْءٍ
şey (sorumluluk)
وَمَا
ve yoktur
مِنْ
-dan
حِسَابِكَ
senin hesabın-
عَلَيْهِم
onlara
مِّن
hiçbir
شَىْءٍ
şey (sorumluk)
فَتَطْرُدَهُمْ
onları kovup da
فَتَكُونَ
olasın
مِنَ
-den
ٱلظَّـٰلِمِينَ
zalimler-
Ve la tatrudillezine yed'une rabbehum bil gadati vel aşiyyi yuridune vecheh, ma aleyke min hısabihim min şey'in ve ma min hısabike aleyhim min şey'in fe tatrudehum fe tekune minez zalimin.
Allah'ın yönü. Tamamıyla Allah'a yönelme. Allah'ın hoşnutluğu. O'nunla birlikte olma arzusu.
Devamlı, bütün bir gün boyu.
Statüleri gereği toplumun ileri gelenlerinin beğenisi için, yoksul, yoksun ve güçsüz olanları ikinci planda bırakacak bir davranış içine girme.
Haksızlık yapanlardan.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve la
|
- | |
| 2 |
tetrudi
|
kovma | طرد |
| 3 |
ellezine
|
kimseleri | - |
| 4 |
yed'une
|
yalvaranları | دعو |
| 5 |
rabbehum
|
Rablerine | ربب |
| 6 |
bil-gadati
|
sabah | غدو |
| 7 |
vel'aşiyyi
|
ve akşam | عشو |
| 8 |
yuridune
|
isteyerek | رود |
| 9 |
vechehu
|
O'nun rızasını | وجه |
| 10 |
ma
|
yoktur | - |
| 11 |
aleyke
|
sana | - |
| 12 |
min
|
-ndan | - |
| 13 |
hisabihim
|
onların hesabı- | حسب |
| 14 |
min
|
hiçbir | - |
| 15 |
şey'in
|
şey (sorumluluk) | شيا |
| 16 |
ve ma
|
ve yoktur | - |
| 17 |
min
|
-dan | - |
| 18 |
hisabike
|
senin hesabın- | حسب |
| 19 |
aleyhim
|
onlara | - |
| 20 |
min
|
hiçbir | - |
| 21 |
şey'in
|
şey (sorumluk) | شيا |
| 22 |
fetetrudehum
|
onları kovup da | طرد |
| 23 |
fetekune
|
olasın | كون |
| 24 |
mine
|
-den | - |
| 25 |
z-zalimine
|
zalimler- | ظلم |