gölgelendirdik üzerinize bulutları ve indirdik üzerinize kudret helvasını ve bıldırcını yiyin iyilerden sizi rızıklandırdığımız ve bize zülüm etmediler velakin onlar ki kendilerine zülüm ettiler
وَظَلَّلْنَا
ve gölgelendirdik
عَلَيْكُمُ
üstünüze
ٱلْغَمَامَ
bulutu
وَأَنزَلْنَا
ve indirdik
عَلَيْكُمُ
size
ٱلْمَنَّ
kudret helvası
وَٱلسَّلْوَىٰ ۖ
ve bıldırcın
كُلُوا۟
yeyin
مِن
-den
طَيِّبَـٰتِ
güzellikler-
مَا
şeyleri
رَزَقْنَـٰكُمْ ۖ
rızık olarak verdiğimiz
وَمَا
ve değildi
ظَلَمُونَا
bize zulmediyor
وَلَـٰكِن
ama
كَانُوٓا۟
idiler
أَنفُسَهُمْ
kendilerine
يَظْلِمُونَ
zulmetmekteler
Ve zallelna aleykumul gamame ve enzelna aleykumul menne ves selva kulu min tayyibati ma razaknakum ve ma zalemuna ve lakin kanu enfusehum yazlimun.
Reçine türü bir yiyecek. Ekmek. Kudret helvası. Dayanma gücü.
Çevirilerde, "Kudret helvası ve bıldırcın indirdik." şeklinde verilen anlam doğru değildir. Zira indirdik anlamındaki "enzele" kelimesinin diğer bir anlamı da bağışlama, ikram etmektir. Bu ayette "enzele" kelimesi "ikram ettik, bağışladık." anlamındadır.
Birçok ayette; Allah'a atfen "Biz", "Biziz" çoğul zamirleri kullanılmaktadır. Kur'an'daki "Biz/Biziz" zamirleri çokluğu değil, "yüceliği, gücü, büyüklüğü" ifade etmektedir. "Biz" çoğul zamirinin kullanıldığı hiçbir ayette Allah'ın zatı/kendisi söz konusu edilmemektedir. Allah'ın zatından söz eden ayetlerin tamamında "ene", "inni" (ben, beni/bana) zamirleri gibi tekil şahıs zamirleri kullanılmaktadır. "Biz" zamiri ise, Allah'ın yaptıklarını veya yapacaklarını bildiren ayetlerde, Allah'ın gücünün, üstünlüğün ve büyüklüğün ifadesi olarak yer almaktadır. Bütün dillerde gücü ve yönetimi elinde bulunduran erk, otorite, yönetici kendi gücünden ve üstünlüğünden söz eden ifadelerde, açıklama ve buyruklarda "biz" zamirini kullanmaktadır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve zellelna
|
ve gölgelendirdik | ظلل |
| 2 |
aleykumu
|
üstünüze | - |
| 3 |
l-gamame
|
bulutu | غمم |
| 4 |
ve enzelna
|
ve indirdik | نزل |
| 5 |
aleykumu
|
size | - |
| 6 |
l-menne
|
kudret helvası | منن |
| 7 |
ve sselva
|
ve bıldırcın | صلو |
| 8 |
kulu
|
yeyin | اكل |
| 9 |
min
|
-den | - |
| 10 |
tayyibati
|
güzellikler- | طيب |
| 11 |
ma
|
şeyleri | - |
| 12 |
razeknakum
|
rızık olarak verdiğimiz | رزق |
| 13 |
ve ma
|
ve değildi | - |
| 14 |
zelemuna
|
bize zulmediyor | ظلم |
| 15 |
velakin
|
ama | - |
| 16 |
kanu
|
idiler | كون |
| 17 |
enfusehum
|
kendilerine | نفس |
| 18 |
yezlimune
|
zulmetmekteler | ظلم |