وَٱقْتُلُوهُمْ
ve onları öldürün
حَيْثُ
nerede
ثَقِفْتُمُوهُمْ
yakalarsanız
وَأَخْرِجُوهُم
ve onları çıkarın
مِّنْ
حَيْثُ
yerden
أَخْرَجُوكُمْ ۚ
sizi çıkardıkları
وَٱلْفِتْنَةُ
ve fitne
أَشَدُّ
daha kötüdür
مِنَ
-ten
ٱلْقَتْلِ ۚ
adam öldürmek-
وَلَا
تُقَـٰتِلُوهُمْ
onlarla savaşmayın
عِندَ
yanında
ٱلْمَسْجِدِ
Mescid-i
ٱلْحَرَامِ
Haram
حَتَّىٰ
kadar
يُقَـٰتِلُوكُمْ
sizinle savaşıncaya
فِيهِ ۖ
orada
فَإِن
fakat eğer
قَـٰتَلُوكُمْ
onlar sizinle savaşırlarsa
فَٱقْتُلُوهُمْ ۗ
hemen onları öldürün
كَذَٰلِكَ
böyledir
جَزَآءُ
cezası
ٱلْكَـٰفِرِينَ
kafirlerin
Vaktuluhum haysu sekıftumuhum ve ahricuhum min haysu ahracukum vel fitnetu eşeddu minel katli, ve la tukatiluhum indel mescidil harami hatta yukatilukum fih, fe in katelukum faktuluhum kezalike cezaul kafirin.
Ayetin, "Onları ele geçirdiğiniz yerde öldürün cümlesi, İslam karşıtları ve art niyetli kimseler tarafından, bağlamından kopartılarak ve ayetin yalnızca bu cümlesi dikkate alınarak; "İslam dininin, Müslim olmayanları öldürmeyi emrettiği" iddia edilmektedir. Oysaki bu cümlenin bağlamına bakıldığında, öldürülmeleri istenen kimselerin "Müslim olmayanlar" değil; "Müslimlerle savaşanlar; Müslimlerle yaptıkları antlaşmayı bozarak, onlara ihanet edenler, onların düşmanlarıyla iş birliği yaparak onları arkadan vuranlardır." Keza; 190, 191, 192 ve 193'üncü ayetler birlikte ele alındığında; Müslimlere, sizinle savaşmayanlarla savaşmayın; yalnızca sizinle savaşanlarla savaşın, savaşırken de sakın ileri gitmeyin, yani doğrudan savaşta yer almayanlara zarar vermeyin, savaş kurallarını çiğnemeyin, esirlere kötü davranmayın, eğer savaştan vazgeçerlerse siz de vazgeçin uyarısının yapıldığı açıkça görülmektedir.
Baskı ve zulüm.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
vektuluhum
|
ve onları öldürün | قتل |
| 2 |
haysu
|
nerede | حيث |
| 3 |
sekiftumuhum
|
yakalarsanız | ثقف |
| 4 |
ve ehricuhum
|
ve onları çıkarın | خرج |
| 5 |
min
|
- | |
| 6 |
haysu
|
yerden | حيث |
| 7 |
ehracukum
|
sizi çıkardıkları | خرج |
| 8 |
velfitnetu
|
ve fitne | فتن |
| 9 |
eşeddu
|
daha kötüdür | شدد |
| 10 |
mine
|
-ten | - |
| 11 |
l-katli
|
adam öldürmek- | قتل |
| 12 |
ve la
|
- | |
| 13 |
tukatiluhum
|
onlarla savaşmayın | قتل |
| 14 |
inde
|
yanında | عند |
| 15 |
l-mescidi
|
Mescid-i | سجد |
| 16 |
l-harami
|
Haram | حرم |
| 17 |
hatta
|
kadar | - |
| 18 |
yukatilukum
|
sizinle savaşıncaya | قتل |
| 19 |
fihi
|
orada | - |
| 20 |
fein
|
fakat eğer | - |
| 21 |
katelukum
|
onlar sizinle savaşırlarsa | قتل |
| 22 |
fektuluhum
|
hemen onları öldürün | قتل |
| 23 |
kezalike
|
böyledir | - |
| 24 |
ceza'u
|
cezası | جزي |
| 25 |
l-kafirine
|
kafirlerin | كفر |