ٱتْلُ
oku
مَآ
şeyi
أُوحِىَ
vahyedileni
إِلَيْكَ
sana
مِنَ
-tan
ٱلْكِتَـٰبِ
kitap-
وَأَقِمِ
ve ayağa kaldır
ٱلصَّلَوٰةَ ۖ
salatı
إِنَّ
elbette
ٱلصَّلَوٰةَ
salat
تَنْهَىٰ
men'eder
عَنِ
-den
ٱلْفَحْشَآءِ
iğrenç şeyler-
وَٱلْمُنكَرِ ۗ
ve kötülükler(den)
وَلَذِكْرُ
elbette anmak
ٱللَّهِ
Allah'ı
أَكْبَرُ ۗ
en büyük(ibadet)tir
وَٱللَّهُ
ve Allah
يَعْلَمُ
bilir
مَا
ne
تَصْنَعُونَ
yapıyorsunuz
Utlu ma uhıye ileyke minel kitabi ve ekımıs salat, innes salate tenha anil fahşai vel munker, ve le zikrullahi ekber, vallahu ya'lemu ma tasneun.
Salat, ibadete layık yegane ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmayı, dayanışmayı, ilgi duymayı, duyarlı olmayı, izleyici kalmamayı ve Allah'a çağıranların yanında yer almayı canlı ve diri tutmaktır. Bu yönelmede ritüel salat (namaz) ve dua çok önemli bir yer tutmaktadır. Salatın birçok anlamı bulunmaktadır. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından rahatlıkla anlaşılabilir. Namaz, Farsça bir kelime olup Kur'an'da geçmez. Salatın zıddı tevelladır. Tevella süreklilik ifade etmektedir: Sürekli karşı çıkmak, ilgisiz ve duyarsız kalmak, köstek olmak, engellemeye çalışmak demektir.
Her türlü aşırılıktan,
Her türlü kötülükten.
Allah'ın öğütleri her şeyden daha önemlidir; O, yaptığınız her şeyin karşılığını verecektir.
Uğraştığınız şeyleri, çalışmalarınızı.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
atlu
|
oku | تلو |
| 2 |
ma
|
şeyi | - |
| 3 |
uhiye
|
vahyedileni | وحي |
| 4 |
ileyke
|
sana | - |
| 5 |
mine
|
-tan | - |
| 6 |
l-kitabi
|
kitap- | كتب |
| 7 |
ve ekimi
|
ve ayağa kaldır | قوم |
| 8 |
s-salate
|
salatı | صلو |
| 9 |
inne
|
elbette | - |
| 10 |
s-salate
|
salat | صلو |
| 11 |
tenha
|
men'eder | نهي |
| 12 |
ani
|
-den | - |
| 13 |
l-fehşa'i
|
iğrenç şeyler- | فحش |
| 14 |
velmunkeri
|
ve kötülükler(den) | نكر |
| 15 |
velezikru
|
elbette anmak | ذكر |
| 16 |
llahi
|
Allah'ı | - |
| 17 |
ekberu
|
en büyük(ibadet)tir | كبر |
| 18 |
vallahu
|
ve Allah | - |
| 19 |
yea'lemu
|
bilir | علم |
| 20 |
ma
|
ne | - |
| 21 |
tesneune
|
yapıyorsunuz | صنع |