إِنَّ
şüphesiz
ٱلَّذِينَ
onlar ki
كَفَرُوا۟
inkar ettiler
بَعْدَ
sonra
إِيمَـٰنِهِمْ
inandıktan
ثُمَّ
sonra
ٱزْدَادُوا۟
arttı
كُفْرًا
inkarları
لَّن
تُقْبَلَ
kabul edilmeyecektir
تَوْبَتُهُمْ
onların tevbeleri
وَأُو۟لَـٰٓئِكَ
ve işte
هُمُ
onlar
ٱلضَّآلُّونَ
sapıkların ta kendileridir
İnnellezine keferu ba'de imanihim summezdadu kufran len tukbele tevbetuhum, ve ulaike humud dallun.
Emin olduğu halde.
İnançsız, iman etmeyen. Gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, gerçeğe karşı nankörlük eden. Allah'ı ve vahyi reddeden. Fıtri yeteneğini köreltip örten. Küfr, İman'ın emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır. Kur'an, ektiği tohumun üzerini toprakla örttüğü için çiftçiye de kafir demektedir (57:20).
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 2 |
ellezine
|
onlar ki | - |
| 3 |
keferu
|
inkar ettiler | كفر |
| 4 |
bea'de
|
sonra | بعد |
| 5 |
imanihim
|
inandıktan | امن |
| 6 |
summe
|
sonra | - |
| 7 |
zdadu
|
arttı | زيد |
| 8 |
kufran
|
inkarları | كفر |
| 9 |
len
|
- | |
| 10 |
tukbele
|
kabul edilmeyecektir | قبل |
| 11 |
tevbetuhum
|
onların tevbeleri | توب |
| 12 |
ve ulaike
|
ve işte | - |
| 13 |
humu
|
onlar | - |
| 14 |
d-dallune
|
sapıkların ta kendileridir | ضلل |