كُنتُمْ
siz oldunuz
خَيْرَ
en hayırlı
أُمَّةٍ
bir ümmet
أُخْرِجَتْ
çıkarılmış
لِلنَّاسِ
insanlar için
تَأْمُرُونَ
emrediyorsunuz
بِٱلْمَعْرُوفِ
iyiliği
وَتَنْهَوْنَ
men'ediyorsunuz
عَنِ
-ten
ٱلْمُنكَرِ
kötülük-
وَتُؤْمِنُونَ
ve inanıyorsunuz
بِٱللَّهِ ۗ
Allah'a
وَلَوْ
eğer
ءَامَنَ
inanmış olsaydı
أَهْلُ
ehli
ٱلْكِتَـٰبِ
Kitap
لَكَانَ
elbette olurdu
خَيْرًا
hayırlı
لَّهُم ۚ
kendileri için
مِّنْهُمُ
onlardan
ٱلْمُؤْمِنُونَ
inananlar da var
وَأَكْثَرُهُمُ
ama çokları
ٱلْفَـٰسِقُونَ
yoldan çıkmışlardır
Kuntum hayra ummetin uhricet lin nasi te'murune bil ma'rufi ve tenhevne anil munkeri ve tu'minune billah, ve lev amene ehlul kitabi le kane hayran lehum, minhumul mu'minune ve ekseruhumul fasikun.
Toplum, topluluk. İnsan soyu. Amaç ve inanç birliği, ortak değer yargılarına ve aynı uygarlığa sahip olan insanların topluluğu. Ümmetin diğer bir anlamı da "yol"dur. Bu yol, amaçlanmış amaç edinilmiş, hedef olarak belirlenmiş yoldur. Ayni tür canlı topluluklarına da ümmet denmektedir. Örneğin: kuşlar bir ümmettir (Bkz.6:38).
Bkz. 3:104. ayetin dipnotu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kuntum
|
siz oldunuz | كون |
| 2 |
hayra
|
en hayırlı | خير |
| 3 |
ummetin
|
bir ümmet | امم |
| 4 |
uhricet
|
çıkarılmış | خرج |
| 5 |
linnasi
|
insanlar için | نوس |
| 6 |
te'murune
|
emrediyorsunuz | امر |
| 7 |
bil-mea'rufi
|
iyiliği | عرف |
| 8 |
ve tenhevne
|
men'ediyorsunuz | نهي |
| 9 |
ani
|
-ten | - |
| 10 |
l-munkeri
|
kötülük- | نكر |
| 11 |
ve tu'minune
|
ve inanıyorsunuz | امن |
| 12 |
billahi
|
Allah'a | - |
| 13 |
velev
|
eğer | - |
| 14 |
amene
|
inanmış olsaydı | امن |
| 15 |
ehlu
|
ehli | اهل |
| 16 |
l-kitabi
|
Kitap | كتب |
| 17 |
lekane
|
elbette olurdu | كون |
| 18 |
hayran
|
hayırlı | خير |
| 19 |
lehum
|
kendileri için | - |
| 20 |
minhumu
|
onlardan | - |
| 21 |
l-mu'minune
|
inananlar da var | امن |
| 22 |
veekseruhumu
|
ama çokları | كثر |
| 23 |
l-fasikune
|
yoldan çıkmışlardır | فسق |