Kef-Elif-Sin
kAs
İçinde içecek bir şey olduğunda içme bardağı. Bazen içeceğin kendisini ifade edebilir, örneğin şarap. Bazen her türlü nahoş/nefret edilen/kötü şeyi ifade etmek için kullanılır.
İlgili Ayetler
Bu kök kelime (6) ayette yer almaktadır.
Sâffât / 37:45:3
Etraflarında kaynaklardan doldurulmuş kaseler dolaştırılır.
يُطَافُ عَلَيْهِم بِكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍۭ
Yutafu aleyhim bi ke'sin min main.
Tûr / 52:23:3
Birbirlerine, saçmalamaya ve günaha yol açmayan kadehler sunacaklar.
يَتَنَـٰزَعُونَ فِيهَا كَأْسًا لَّا لَغْوٌ فِيهَا وَلَا تَأْثِيمٌ
Yetenazeune fiha ke'sen la lagvun fiha ve la te'simun.
Vâkıa / 56:18:3
Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve billur kadehler ile.
بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ
Bi ekvabin ve ebarika ve ke'sin min main.
İnsân / 76:5:5
İyi olanlar ise içinde kafur bulunan bir kadehten içerler.
إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِن كَأْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًا
İnnel ebrara yeşrebune min ke'sin kane mizacuha kafura.
İnsân / 76:17:3
Ve orada, karışımı zencefil olan kadehler sunulur.
وَيُسْقَوْنَ فِيهَا كَأْسًا كَانَ مِزَاجُهَا زَنجَبِيلًا
Ve yuskavne fiha ke'sen kane mizacuha zencebila.
Nebe / 78:34:1
Ve dolu kaseler.
وَكَأْسًا دِهَاقًا
Ve ke'sen dihaka.