Be-Lam-Sin
bls
Umutsuzluğa kapılmak, umudunu kaybetmek, (ruhen) yıkılmak, yaslı olmak, doğru yolu veya gidişatı görememekten dolayı sessiz/kafası karışık/şaşkın olmak, pişman olmak/üzülmek
İlgili Ayetler
Bu kök kelime (5) ayette yer almaktadır.
En'âm / 6:44:20
Onlar, verilen öğüdü unutunca, onlara her şeyin kapılarını açtık; kendilerine verilen şeylerle sevince daldıkları sırada onları ansızın yakalayıverdik. O zaman bütün ümitleri boşa çıktı.
فَلَمَّا نَسُوا۟ مَا ذُكِّرُوا۟ بِهِۦ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ أَبْوَٰبَ كُلِّ شَىْءٍ حَتَّىٰٓ إِذَا فَرِحُوا۟ بِمَآ أُوتُوٓا۟ أَخَذْنَـٰهُم بَغْتَةً فَإِذَا هُم مُّبْلِسُونَ
Fe lemma nesu ma zukkiru bihi fetahna aleyhim ebvabe kulli şey', hatta iza ferihu bima utu ehaznahum bagteten fe izahum mublisun.
Mü'minûn / 23:77:12
Ne var ki üzerlerine şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman, bütün ümitleri boşa çıkacaktır.
حَتَّىٰٓ إِذَا فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًا ذَا عَذَابٍ شَدِيدٍ إِذَا هُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ
Hatta iza fetahna aleyhim baben za azabin şedidin iza hum fihi mublisun.
Rûm / 30:12:4
Sa'at'in gerçekleştiği O Gün, mücrimler umutlarını kaybederler.
وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُبْلِسُ ٱلْمُجْرِمُونَ
Ve yevme tekumus saatu yublisul mucrimun.
Rûm / 30:49:10
Oysa onlar, yağmurun onlara indirilmesinden önce gerçekten ümitlerini kesenlerdi.
وَإِن كَانُوا۟ مِن قَبْلِ أَن يُنَزَّلَ عَلَيْهِم مِّن قَبْلِهِۦ لَمُبْلِسِينَ
Ve in kanu min kabli en yunezzele aleyhim min kablihi le mublisin.
Zuhruf / 43:75:6
Onlardan azap hafifletilmez. Onlar, orada umutlarını kesmiş olanlardır.
لَا يُفَتَّرُ عَنْهُمْ وَهُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ
La yufetteru anhum ve hum fihi mublisun.