Allah, bir halkı doğru yola ilettikten sonra, sakınıp korunacakları şeyleri kendilerine açıklamadıkça onları sapıtmış saymaz.[1] Allah, Her Şeyi En İyi Bilendir.
وَمَا
كَانَ
değildir
ٱللَّهُ
Allah
لِيُضِلَّ
onları saptıracak
قَوْمًا
bir kavmi
بَعْدَ
sonra
إِذْ
هَدَىٰهُمْ
doğru yola ilettikten
حَتَّىٰ
kadar
يُبَيِّنَ
açıklayıncaya
لَهُم
kendilerine
مَّا
şeyleri
يَتَّقُونَ ۚ
sakınacakları
إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
بِكُلِّ
her
شَىْءٍ
şeyi
عَلِيمٌ
bilendir
Ve ma kanallahu li yudılle kavmen ba'de iz hedahum hatta yubeyyine lehum ma yettekun, innallahe bi kulli şey'in alim.
Bu ve buna benzer daha birçok ayetten de anlaşılmaktadır ki, vahiy ile doğrudan muhatap olmamış olanlar, vahiyden habersiz olanlar, ondan sorumlu tutulmayacaklardır. Dolayısı ile günümüzde de kendilerine doğrudan vahiy ulaşmamış olanlar, ondan sorumlu değildirler. Ancak bu "diledikleri şeyi yapabilirler" demek değildir. İnsan yaradılışı itibari ile neyin iyi ve neyin kötü olduğunu bilecek şekilde yaratıldığı için bu kimseler de "iyi veya kötü" kimseler olmalarına göre yargılanacaklardır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve ma
|
- | |
| 2 |
kane
|
değildir | كون |
| 3 |
llahu
|
Allah | - |
| 4 |
liyudille
|
onları saptıracak | ضلل |
| 5 |
kavmen
|
bir kavmi | قوم |
| 6 |
bea'de
|
sonra | بعد |
| 7 |
iz
|
- | |
| 8 |
hedahum
|
doğru yola ilettikten | هدي |
| 9 |
hatta
|
kadar | - |
| 10 |
yubeyyine
|
açıklayıncaya | بين |
| 11 |
lehum
|
kendilerine | - |
| 12 |
ma
|
şeyleri | - |
| 13 |
yettekune
|
sakınacakları | وقي |
| 14 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 15 |
llahe
|
Allah | - |
| 16 |
bikulli
|
her | كلل |
| 17 |
şey'in
|
şeyi | شيا |
| 18 |
alimun
|
bilendir | علم |