فَكَذَّبُوهُ
onu yalanladılar
فَأَهْلَكْنَـٰهُمْ ۗ
biz de onları helak ettik
إِنَّ
muhakkak ki
فِى
vardır
ذَٰلِكَ
bunda
لَـَٔايَةً ۖ
bir ibret
وَمَا
ama yine
كَانَ
değildir
أَكْثَرُهُم
çokları
مُّؤْمِنِينَ
inananlardan
Fe kezzebuhu fe ehleknahum, inne fi zalike le ayeh, ve ma kane ekseruhum mu'minin.
Hud'u.
İbret, işaret, belirti.