İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, onunla şımarırlar. Kendi yaptıklarından dolayı başlarına bir kötülük gelirse, o zaman hemen umutsuzluğa kapılırlar.
وَإِذَآ
ve zaman
أَذَقْنَا
biz taddırdığımız
ٱلنَّاسَ
insanlara
رَحْمَةً
bir rahmet
فَرِحُوا۟
sevinirler
بِهَا ۖ
onunla
وَإِن
ve eğer
تُصِبْهُمْ
onlara erişirse
سَيِّئَةٌ
bir kötülük
بِمَا
dolayı
قَدَّمَتْ
öne sürdüklerinden
أَيْدِيهِمْ
elleriyle (yapıp)
إِذَا
derhal
هُمْ
onlar
يَقْنَطُونَ
umutsuzluğa düşerler
Ve iza ezaknen nase rahmeten ferihu biha, ve in tusıbhum seyyietun bima kaddemet eydihim iza hum yaknetun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve iza
|
ve zaman | - |
| 2 |
ezekna
|
biz taddırdığımız | ذوق |
| 3 |
n-nase
|
insanlara | نوس |
| 4 |
rahmeten
|
bir rahmet | رحم |
| 5 |
ferihu
|
sevinirler | فرح |
| 6 |
biha
|
onunla | - |
| 7 |
vein
|
ve eğer | - |
| 8 |
tusibhum
|
onlara erişirse | صوب |
| 9 |
seyyietun
|
bir kötülük | سوا |
| 10 |
bima
|
dolayı | - |
| 11 |
kaddemet
|
öne sürdüklerinden | قدم |
| 12 |
eydihim
|
elleriyle (yapıp) | يدي |
| 13 |
iza
|
derhal | - |
| 14 |
hum
|
onlar | - |
| 15 |
yeknetune
|
umutsuzluğa düşerler | قنت |