وَمَن
ve kim
يُطِعِ
ita'at ederse
ٱللَّهَ
Allah'a
وَٱلرَّسُولَ
ve Elçi'ye
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
işte onlar
مَعَ
beraberdir
ٱلَّذِينَ
kimselerle
أَنْعَمَ
ni'metlendirdiği
ٱللَّهُ
Allah'ın
عَلَيْهِم
kendilerini
مِّنَ
ٱلنَّبِيِّـنَ
nebilerle
وَٱلصِّدِّيقِينَ
ve sıddiklarla
وَٱلشُّهَدَآءِ
ve şehidlerle
وَٱلصَّـٰلِحِينَ ۚ
ve Salihlerle
وَحَسُنَ
ve ne güzel
أُو۟لَـٰٓئِكَ
onlar
رَفِيقًا
arkadaştır
Ve men yutiıllahe ver resule fe ulaike meallezine en'amellahu aleyhim minen nebiyyine ves sıddikine veş şuhedai ves salihin, ve hasune ulaike rafika.
Bkz. 4:13. ayetin dipnotu.
Her zaman doğruyu söyleyenler, özü sözü doğru olanlar.
Gerçeğe tanıklık edenler. Yaptıkları her işi, Allah'ın kendilerini gördüğünün bilinciyle yapanlar.
Kötülükle mücadele eden, bozuk olan şeyi düzelten, iyileştiren, yapıcı olan, iyiye yönlendiren.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve men
|
ve kim | - |
| 2 |
yutii
|
ita'at ederse | طوع |
| 3 |
llahe
|
Allah'a | - |
| 4 |
ve rrasule
|
ve Elçi'ye | رسل |
| 5 |
feulaike
|
işte onlar | - |
| 6 |
mea
|
beraberdir | - |
| 7 |
ellezine
|
kimselerle | - |
| 8 |
en'ame
|
ni'metlendirdiği | نعم |
| 9 |
llahu
|
Allah'ın | - |
| 10 |
aleyhim
|
kendilerini | - |
| 11 |
mine
|
- | |
| 12 |
n-nebiyyine
|
nebilerle | نبا |
| 13 |
ve ssiddikine
|
ve sıddiklarla | صدق |
| 14 |
ve şşuheda'i
|
ve şehidlerle | شهد |
| 15 |
ve ssalihine
|
ve Salihlerle | صلح |
| 16 |
ve hasune
|
ve ne güzel | حسن |
| 17 |
ulaike
|
onlar | - |
| 18 |
rafikan
|
arkadaştır | رفق |