Doğruluğundan emin oldukları halde, haksızca ve büyüklenerek mücadele ettiler. Ama bozguncuların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
وَجَحَدُوا۟
ve inkar ettiler
بِهَا
onları
وَٱسْتَيْقَنَتْهَآ
kanaat getirdiği halde
أَنفُسُهُمْ
vicdanları
ظُلْمًا
haksızlıkları yüzünden
وَعُلُوًّا ۚ
ve böbürlenmeleri yüzünden
فَٱنظُرْ
bak işte
كَيْفَ
nasıl
كَانَ
oldu
عَـٰقِبَةُ
sonu
ٱلْمُفْسِدِينَ
bozguncuların
Ve cehadu biha vesteykanetha enfusuhum zulmen ve uluvva, fenzur keyfe kane akıbetul mufsidin.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve cehadu
|
ve inkar ettiler | جهد |
| 2 |
biha
|
onları | - |
| 3 |
vesteykanetha
|
kanaat getirdiği halde | يقن |
| 4 |
enfusuhum
|
vicdanları | نفس |
| 5 |
zulmen
|
haksızlıkları yüzünden | ظلم |
| 6 |
ve uluvve n
|
ve böbürlenmeleri yüzünden | علو |
| 7 |
fenzur
|
bak işte | نظر |
| 8 |
keyfe
|
nasıl | كيف |
| 9 |
kane
|
oldu | كون |
| 10 |
aakibetu
|
sonu | عقب |
| 11 |
l-mufsidine
|
bozguncuların | فسد |