Sonra ardı ardına elçilerimizi gönderdik. Her ümmet, kendilerine gelen Resulleri yalanladı. Biz de onları ardı sıra devirdik. Ve onları halkın dilinde hadis[1] konusu yaptık. İman etmeyen halk uzak olsun.
ثُمَّ
sonra
أَرْسَلْنَا
gönderdik
رُسُلَنَا
elçilerimizi
تَتْرَا ۖ
ardı ardına
كُلَّ
ne zaman
مَا
جَآءَ
geldiyse
أُمَّةً
bir ümmete
رَّسُولُهَا
elçileri
كَذَّبُوهُ ۚ
onlar onu yalanladılar
فَأَتْبَعْنَا
biz de onları devirdik
بَعْضَهُم
birbiri ardınca
بَعْضًا
birbiri ardınca
وَجَعَلْنَـٰهُمْ
ve hepsini yaptık
أَحَادِيثَ ۚ
birer ibret hikayesi
فَبُعْدًا
uzak olsun
لِّقَوْمٍ
toplum
لَّا
يُؤْمِنُونَ
inanmayan
Summe erselna rusulena tetra, kullema cae ummeten resuluha kezzebuhu fe etba'na ba'dahum ba'dan ve cealnahum ehadis, fe bu'den li kavmin la yu'minun.
Öykü, haber.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
summe
|
sonra | - |
| 2 |
erselna
|
gönderdik | رسل |
| 3 |
rusulena
|
elçilerimizi | رسل |
| 4 |
tetra
|
ardı ardına | وتر |
| 5 |
kulle
|
ne zaman | كلل |
| 6 |
ma
|
- | |
| 7 |
ca'e
|
geldiyse | جيا |
| 8 |
ummeten
|
bir ümmete | امم |
| 9 |
rasuluha
|
elçileri | رسل |
| 10 |
kezzebuhu
|
onlar onu yalanladılar | كذب |
| 11 |
feetbea'na
|
biz de onları devirdik | تبع |
| 12 |
bea'dehum
|
birbiri ardınca | بعض |
| 13 |
bea'dan
|
birbiri ardınca | بعض |
| 14 |
ve cealnahum
|
ve hepsini yaptık | جعل |
| 15 |
ehadise
|
birer ibret hikayesi | حدث |
| 16 |
febua'den
|
uzak olsun | بعد |
| 17 |
likavmin
|
toplum | قوم |
| 18 |
la
|
- | |
| 19 |
yu'minune
|
inanmayan | امن |