Resulleri kendilerine kanıt içeren açıklayıcı bilgilerle geldiği zaman, sahip oldukları bilgiye güvenerek şımardılar ve kendisi ile alay ettikleri şey onları kuşattı.
فَلَمَّا
ne zaman ki
جَآءَتْهُمْ
onlara gelince
رُسُلُهُم
elçileri
بِٱلْبَيِّنَـٰتِ
açık kanıtlarla
فَرِحُوا۟
sevindiler
بِمَا
ile
عِندَهُم
yanlarında bulunan
مِّنَ
-den
ٱلْعِلْمِ
bilgi-
وَحَاقَ
sonunda kuşatıverdi
بِهِم
kendilerini
مَّا
şey
كَانُوا۟
oldukları
بِهِ
onunla
يَسْتَهْزِءُونَ
alay ediyor(lar)
Fe lemma caethum rusuluhum bil beyyinati ferihu bima indehum minel ilmi ve haka bihim ma kanu bihi yestehziun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
felemma
|
ne zaman ki | - |
| 2 |
ca'ethum
|
onlara gelince | جيا |
| 3 |
rusuluhum
|
elçileri | رسل |
| 4 |
bil-beyyinati
|
açık kanıtlarla | بين |
| 5 |
ferihu
|
sevindiler | فرح |
| 6 |
bima
|
ile | - |
| 7 |
indehum
|
yanlarında bulunan | عند |
| 8 |
mine
|
-den | - |
| 9 |
l-ilmi
|
bilgi- | علم |
| 10 |
ve haka
|
sonunda kuşatıverdi | حيق |
| 11 |
bihim
|
kendilerini | - |
| 12 |
ma
|
şey | - |
| 13 |
kanu
|
oldukları | كون |
| 14 |
bihi
|
onunla | - |
| 15 |
yestehziune
|
alay ediyor(lar) | هزا |