Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir halkın, Allah'a ve O'nun Resul'üne karşı haddi aşanlara karşı sevgi duyduklarına tanık olamazsın; isterse bunlar, babaları, çocukları, kardeşleri veya akrabaları olsun. Onlar, Allah'ın kalplerine iman yazdığı ve kendilerini, kendinden bir ruh[1] ile desteklediği kimselerdir. Allah, onları içinden ırmaklar akan Cennet'lere koyacaktır. Onlar, orada sürekli kalacak olanlardır. Allah, onlardan hoşnut oldu, onlar da O'ndan hoşnut oldular. İşte onlar, Allah'ın taraftarlarıdır. Dikkat edin! Doğrusu Allah'ın taraftarları kurtuluşa erenlerdir.
لَّا
تَجِدُ
bulamazsın
قَوْمًا
bir milletin
يُؤْمِنُونَ
inanan
بِٱللَّهِ
Allah'a
وَٱلْيَوْمِ
ve gününe
ٱلْـَٔاخِرِ
ahiret
يُوَآدُّونَ
dostluk eder
مَنْ
olanlarla
حَآدَّ
düşman
ٱللَّهَ
Allah'a
وَرَسُولَهُ
ve Elçisine
وَلَوْ
şayet
كَانُوٓا۟
olsa bile
ءَابَآءَهُمْ
babaları
أَوْ
yahut
أَبْنَآءَهُمْ
oğulları
أَوْ
yahut
إِخْوَٰنَهُمْ
kardeşleri
أَوْ
yahut
عَشِيرَتَهُمْ ۚ
akrabaları
أُو۟لَـٰٓئِكَ
işte
كَتَبَ
yazmıştır
فِى
قُلُوبِهِمُ
onların kalblerine
ٱلْإِيمَـٰنَ
iman
وَأَيَّدَهُم
ve onları desteklemiştir
بِرُوحٍ
bir ruh ile
مِّنْهُ ۖ
kendinden
وَيُدْخِلُهُمْ
ve onları sokacaktır
جَنَّـٰتٍ
cennetlere
تَجْرِى
akan
مِن
تَحْتِهَا
altlarından
ٱلْأَنْهَـٰرُ
ırmaklar
خَـٰلِدِينَ
ebedi kalacaklardır
فِيهَا ۚ
orada
رَضِىَ
razı olmuştur
ٱللَّهُ
Allah
عَنْهُمْ
onlardan
وَرَضُوا۟
onlar da razı olmuşlardır
عَنْهُ ۚ
O'ndan
أُو۟لَـٰٓئِكَ
işte onlar
حِزْبُ
hizbidir
ٱللَّهِ ۚ
Allah'ın
أَلَآ
dikkat edin
إِنَّ
muhakkak ki
حِزْبَ
hizbidir
ٱللَّهِ
Allah'ın
هُمُ
onlar
ٱلْمُفْلِحُونَ
başarıya ulaşacak olanlardır
La tecidu kavmen yu'munune billahi vel yevmil ahiri yuvaddune men haddallahe ve resulehu ve lev kanu abaehum ve ebnaehum ve ihvanehum ev aşiretehum, ulaike ketebe fi kulubihimul imane ve eyyedehum bi ruhin minh, ve yudhıluhum cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha, radıyallahu anhum ve radu anh, ulaike hizbullah, e la inne hizbullahi humul muflihun.
Vahiy.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
la
|
- | |
| 2 |
tecidu
|
bulamazsın | وجد |
| 3 |
kavmen
|
bir milletin | قوم |
| 4 |
yu'minune
|
inanan | امن |
| 5 |
billahi
|
Allah'a | - |
| 6 |
velyevmi
|
ve gününe | يوم |
| 7 |
l-ahiri
|
ahiret | اخر |
| 8 |
yuvaddune
|
dostluk eder | ودد |
| 9 |
men
|
olanlarla | - |
| 10 |
hadde
|
düşman | حدد |
| 11 |
llahe
|
Allah'a | - |
| 12 |
ve rasulehu
|
ve Elçisine | رسل |
| 13 |
velev
|
şayet | - |
| 14 |
kanu
|
olsa bile | كون |
| 15 |
aba'ehum
|
babaları | ابو |
| 16 |
ev
|
yahut | - |
| 17 |
ebna'ehum
|
oğulları | بني |
| 18 |
ev
|
yahut | - |
| 19 |
ihvanehum
|
kardeşleri | اخو |
| 20 |
ev
|
yahut | - |
| 21 |
aşiratehum
|
akrabaları | عشر |
| 22 |
ulaike
|
işte | - |
| 23 |
ketebe
|
yazmıştır | كتب |
| 24 |
fi
|
- | |
| 25 |
kulubihimu
|
onların kalblerine | قلب |
| 26 |
l-imane
|
iman | امن |
| 27 |
ve eyyedehum
|
ve onları desteklemiştir | ايد |
| 28 |
biruhin
|
bir ruh ile | روح |
| 29 |
minhu
|
kendinden | - |
| 30 |
ve yudhiluhum
|
ve onları sokacaktır | دخل |
| 31 |
cennatin
|
cennetlere | جنن |
| 32 |
tecri
|
akan | جري |
| 33 |
min
|
- | |
| 34 |
tehtiha
|
altlarından | تحت |
| 35 |
l-enharu
|
ırmaklar | نهر |
| 36 |
halidine
|
ebedi kalacaklardır | خلد |
| 37 |
fiha
|
orada | - |
| 38 |
radiye
|
razı olmuştur | رضو |
| 39 |
llahu
|
Allah | - |
| 40 |
anhum
|
onlardan | - |
| 41 |
ve radu
|
onlar da razı olmuşlardır | رضو |
| 42 |
anhu
|
O'ndan | - |
| 43 |
ulaike
|
işte onlar | - |
| 44 |
hizbu
|
hizbidir | حزب |
| 45 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 46 |
ela
|
dikkat edin | - |
| 47 |
inne
|
muhakkak ki | - |
| 48 |
hizbe
|
hizbidir | حزب |
| 49 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 50 |
humu
|
onlar | - |
| 51 |
l-muflihune
|
başarıya ulaşacak olanlardır | فلح |