Meal kök ve ayetlerin bağlantısı sürekli güncelleniyor Kamer 54:7
Kabirlerinden baygın gözlerle çıkarlar. Etrafa dağılmış çekirgeler gibidirler.
خُشَّعًا
korkarak
أَبْصَـٰرُهُمْ
gözleri
يَخْرُجُونَ
çıkarlar
مِنَ
-den
ٱلْأَجْدَاثِ
kabirler-
كَأَنَّهُمْ
tıpkı gibidirler
جَرَادٌ
çekirgeler
مُّنتَشِرٌ
yayılan
Huşşe'an ebsaruhum yahrucune minel ecdasi keennehum ceradun munteşir.
# Kelime Anlam Kök
1
huşşean
korkarak خشع
2
ebsaruhum
gözleri بصر
3
yehrucune
çıkarlar خرج
4
mine
-den -
5
l-ecdasi
kabirler- جدث
6
keennehum
tıpkı gibidirler -
7
ceradun
çekirgeler جرد
8
munteşirun
yayılan نشر
Bayraktar Bayraklı
Gözleri korkudan perişan bir vaziyette, etrafa saçılmış çekirgeler gibi bulundukları yerden çıkarlar.
Mehmet Okuyan
Etrafa yayılmış çekirgeler gibi bakışları perişan bir hâlde mezarlardan çıkacaklar.
Edip Yüksel
Gözleri zillet içinde mezarlardan çıkarlar; tıpkı saçılmış çekirgeler gibi...[1]
Süleymaniye Vakfı
bakışları öne eğik vaziyette kabirlerinden çıkacaklar, etrafa yayılan çekirgeler gibi olacaklar[1],
Ali Rıza Safa
Alçalmış bakışlarla, yayılan çekirgeler gibi mezarlarından çıkarlar.[470]
Mustafa İslamoğlu
onlar yılgın ve bitkin gözlerle, savrulmuş çekirge sürüleri gibi mevzilerinden çıkacaklar;
Yaşar Nuri Öztürk
Kaymış olarak gözleri, çıkarlar kabirlerden. Sanki çekirgelerdir, çıvgın mı çıvgın!
Ali Bulaç
Gözleri 'zillet ve dehşetten düşmüş olarak', sanki 'yayılan' çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Gözleri düşkün düşkün sanki yayılan çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.
Muhammed Esed
onlar kederli gözlerle, (rüzgarın) dağıtıp savurduğu çekirgeler gibi mezarlarından kalkacaklar,
Diyanet İşleri
(6-7) O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Gözleri düşgün düşgün kabirlerden çıkarlar, sanki çıvgın çekirgeler gibi
Süleyman Ateş
Gözleri düşkün düşkün (zillet ve dehşet içinde) kabirlerden çıkarlar; tıpkı yayılan çekirgeler gibidirler.
Gültekin Onan
Gözleri 'zillet ve dehşetten düşmüş olarak', sanki 'yayılan' çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.
Hasan Basri Çantay
gözleri zelil ve hakıyr (dönüş) olarak, (hepsi de) çıvgın (ve yaygın) çekirgeler gibi, kabirler (in) den çıkacaklar,
İbni Kesir
Gözleri hor ve hakir olarak, yaygın çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.
Şaban Piriş
(7-8) Gözleri yere yıkık çekirgeler gibi yayılmış o çağırana koşarak kabirlerinden çıkarlar. Kafirler: -Bu, zor bir gün! derler.
Ahmed Hulusi
Gözleri dehşetten önlerine eğik halde, sanki yayılan çekirge sürüsü misali, cedeslerinden (kozalarından) çıkıyorlar.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Gözleri zillet içinde mezarlardan çıkarlar; tıpkı saçılmış çekirgeler gibi...
Erhan Aktaş
Kabirlerinden baygın gözlerle çıkarlar. Etrafa dağılmış çekirgeler gibidirler.
Progressive Muslims
With their eyes humiliated, they come out of the graves like scattered locusts.
Sam Gerrans
Their eyes humbled, they will come forth from the graves like locusts spreading,
Aisha Bewley
they will emerge from their graves with downcast eyes, like swarming locusts,
Rashad Khalifa
With their eyes humiliated, they come out of the graves like scattered locusts.
Edip-Layth
With their eyes humiliated, they come out of the graves like scattered cicadas.