Ve hani izin verdi rabbiniz eğer şükür ederseniz fazlalaştırırım size ve eğer küfrederseniz kuşkusuz azabım şiddetlidir
وَإِذْ
ve hani
تَأَذَّنَ
size bildirmişti
رَبُّكُمْ
Rabbiniz
لَئِن
eğer
شَكَرْتُمْ
şükrederseniz
لَأَزِيدَنَّكُمْ ۖ
elbette size daha fazla veririm
وَلَئِن
ve eğer
كَفَرْتُمْ
nankörlük ederseniz
إِنَّ
şüphesiz
عَذَابِى
azabım
لَشَدِيدٌ
pek çetindir
Ve iz te'ezzene rabbukum le in şekertum le ezidennekum ve le in kefertum inne azabi le şedid.
Şükür, "karşılık vermek" demektir. Şükür, "sözle ifade edilen bir şey değildir." Kim Allah'a şükretmek istiyorsa, Allah'ın kendisine verdiği her şeyin karşılığını vermelidir. Allah'ın verdiği nimetlerden ihtiyaç sahiplerini yararlandırmalıdır. Örneğin malın şükrü infaktır, Canın/hayatın şükrü Allah'a kulluk yapmaktır, aklın şükrü teslim olmaktır vb.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve iz
|
ve hani | - |
| 2 |
teezzene
|
size bildirmişti | اذن |
| 3 |
rabbukum
|
Rabbiniz | ربب |
| 4 |
lein
|
eğer | - |
| 5 |
şekertum
|
şükrederseniz | شكر |
| 6 |
leezidennekum
|
elbette size daha fazla veririm | زيد |
| 7 |
velein
|
ve eğer | - |
| 8 |
kefertum
|
nankörlük ederseniz | كفر |
| 9 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 10 |
azabi
|
azabım | عذب |
| 11 |
leşedidun
|
pek çetindir | شدد |