Keşke sizden önceki nesillerde yeryüzünde fesatlığa karşı çıkan faziletli kimseler olmuş olsaydı. Onlardan ancak çok azını kurtuluşa erdirdik. Zulmedenler ise içinde bulundukları refaha dalıp böylece mücrim[1] kimseler oldular.
فَلَوْلَا
değil miydi?
كَانَ
bulunmalı
مِنَ
-den
ٱلْقُرُونِ
nesiller-
مِن
قَبْلِكُمْ
sizden önceki
أُو۟لُوا۟
sahipleri
بَقِيَّةٍ
fazilet
يَنْهَوْنَ
alıkoyan
عَنِ
-tan
ٱلْفَسَادِ
fesat-
فِى
ٱلْأَرْضِ
yeryüzünde
إِلَّا
dışında
قَلِيلًا
çok azı
مِّمَّنْ
kendilerini
أَنجَيْنَا
kurtardığımız
مِنْهُمْ ۗ
onlardan
وَٱتَّبَعَ
peşine takıldılar
ٱلَّذِينَ
kimseler
ظَلَمُوا۟
zulmedenler
مَآ
أُتْرِفُوا۟
bulundukları refahın
فِيهِ
içinde
وَكَانُوا۟
ve oldular
مُجْرِمِينَ
suçlu kimseler
Fe lev la kane minel kuruni min kablikum ulu bakıyyetin yenhevne anil fesadi fil ardı illa kalilen mimmen enceyna minhum, vettebeallezine zalemu ma utrifu fihi ve kanu mucrimin.
Suçlu. Hakikat ile bağını koparmış. Mücrim, "basit suçlu" anlamında değil, Kafir, nankör, Müşrik, sapkın" olmayı da kapsan "suçların hepsini içine alan, onların toplamını ifade eden" bir kavramdır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
felevla
|
değil miydi? | - |
| 2 |
kane
|
bulunmalı | كون |
| 3 |
mine
|
-den | - |
| 4 |
l-kuruni
|
nesiller- | قرن |
| 5 |
min
|
- | |
| 6 |
kablikum
|
sizden önceki | قبل |
| 7 |
ulu
|
sahipleri | اول |
| 8 |
bekiyyetin
|
fazilet | بقي |
| 9 |
yenhevne
|
alıkoyan | نهي |
| 10 |
ani
|
-tan | - |
| 11 |
l-fesadi
|
fesat- | فسد |
| 12 |
fi
|
- | |
| 13 |
l-erdi
|
yeryüzünde | ارض |
| 14 |
illa
|
dışında | - |
| 15 |
kalilen
|
çok azı | قلل |
| 16 |
mimmen
|
kendilerini | - |
| 17 |
enceyna
|
kurtardığımız | نجو |
| 18 |
minhum
|
onlardan | - |
| 19 |
vettebea
|
peşine takıldılar | تبع |
| 20 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 21 |
zelemu
|
zulmedenler | ظلم |
| 22 |
ma
|
- | |
| 23 |
utrifu
|
bulundukları refahın | ترف |
| 24 |
fihi
|
içinde | - |
| 25 |
ve kanu
|
ve oldular | كون |
| 26 |
mucrimine
|
suçlu kimseler | جرم |