وَٱلْمَلَكُ
vre melekler de
عَلَىٰٓ
أَرْجَآئِهَا ۚ
onun kenarlarındadır
وَيَحْمِلُ
ve taşır
عَرْشَ
tahtını
رَبِّكَ
Rabbinin
فَوْقَهُمْ
üstlerinde
يَوْمَئِذٍ
o gün
ثَمَـٰنِيَةٌ
sekiz
Vel meleku ala ercaiha, ve yahmilu arşe rabbike fevkahum yevme izin semaniyeh.
Yaratıcının hizmetinde olan güç.
Allah'ın Arş'ına; nesne, yer, zaman vb. türden somut bir anlam vermek, Kur'an'ın Allah tanımına kesinlikle uygun değildir. Allah'ın her şeye egemen oluşunu ve buna benzer konuları anlatmak için bizim kullandığımız dilin kullanılmış olması bizi yanıltmamalıdır. Bu tür kelimeleri, kelimesi kelimesine anlamları ile anlamak doğru değildir. Rabb'in arşı, Allah'ın evrene mutlak egemenliğini, yönetmesini ifade etmektedir.
Ayette yer alan "semaniyetun" kelimesine, kelimesi kelimesi anlamı olan sekiz anlamı verildiğinden; çevirilerde, sekiz sayısına ayrıca melek kelimesi de ilave edilerek "sekiz melek" olarak anlam verilmektedir. Oysaki bu kelimenin kök anlamı olan "semen", bedel demektir. Bedel ise bir şeyin kendisi ile değiştirildiği değer demektir. Dolayısı ile ayette; Rabb'in Arş'ını, yok edilen varlıkların yerine, yeni varlıkların taşıyacağı ifade edilmektedir. (Semen/bedel için bak: 2: 41.)