Eğer Allah, insanların yaptıklarının hesabını hemen görecek olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat O, onlara belli bir zamana kadar süre vermektedir. Belirlenen süre dolduğu zaman da kuşkusuz Allah kendi kullarını en iyi görendir.[1]
وَلَوْ
ve eğer
يُؤَاخِذُ
cezalandıracak olsaydı
ٱللَّهُ
Allah
ٱلنَّاسَ
insanları
بِمَا
yüzünden
كَسَبُوا۟
yaptıkları işler
مَا
تَرَكَ
bırakmazdı
عَلَىٰ
üzerinde (yeryüzünde)
ظَهْرِهَا
onun sırtı
مِن
hiçbir
دَآبَّةٍ
canlı
وَلَـٰكِن
fakat
يُؤَخِّرُهُمْ
onları erteliyor
إِلَىٰٓ
kadar
أَجَلٍ
bir süreye
مُّسَمًّى ۖ
belirtilmiş
فَإِذَا
zaman
جَآءَ
geldiği
أَجَلُهُمْ
süreleri
فَإِنَّ
kuşkusuz
ٱللَّهَ
Allah
كَانَ
بِعِبَادِهِ
kullarını
بَصِيرًا
görmektedir
Ve lev yuahızullahun nase bima kesebu ma tereke ala zahriha min dabbetin, ve lakin yuahhıruhum ila ecelin musemma, fe iza cae eceluhum fe innallahe kane bi ibadihi basira.
Kim neyi hak etmişse karşılığını alacaktır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
velev
|
ve eğer | - |
| 2 |
yu'ahizu
|
cezalandıracak olsaydı | اخذ |
| 3 |
llahu
|
Allah | - |
| 4 |
n-nase
|
insanları | نوس |
| 5 |
bima
|
yüzünden | - |
| 6 |
kesebu
|
yaptıkları işler | كسب |
| 7 |
ma
|
- | |
| 8 |
terake
|
bırakmazdı | ترك |
| 9 |
ala
|
üzerinde (yeryüzünde) | - |
| 10 |
zehriha
|
onun sırtı | ظهر |
| 11 |
min
|
hiçbir | - |
| 12 |
dabbetin
|
canlı | دبب |
| 13 |
velakin
|
fakat | - |
| 14 |
yu'ehhiruhum
|
onları erteliyor | اخر |
| 15 |
ila
|
kadar | - |
| 16 |
ecelin
|
bir süreye | اجل |
| 17 |
musemmen
|
belirtilmiş | سمو |
| 18 |
fe iza
|
zaman | - |
| 19 |
ca'e
|
geldiği | جيا |
| 20 |
eceluhum
|
süreleri | اجل |
| 21 |
feinne
|
kuşkusuz | - |
| 22 |
llahe
|
Allah | - |
| 23 |
kane
|
كون | |
| 24 |
biibadihi
|
kullarını | عبد |
| 25 |
besiran
|
görmektedir | بصر |