فَمَن
kim
يَعْمَلْ
yaparsa
مِنَ
-den
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ
iyi işler-
وَهُوَ
ve o
مُؤْمِنٌ
inanmış olarak
فَلَا
asla
كُفْرَانَ
nankörlük edilmez
لِسَعْيِهِ
onun çabasına
وَإِنَّا
şüphesiz biz
لَهُ
onu (çalışmasını)
كَـٰتِبُونَ
yazmaktayız
Fe men ya'mel mines salihati ve huve mu'minun fe la kufrane li sa'yih, ve inna lehu katibun.
"İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Salihat, bozgunculuk ve kötülükle mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir. Bu kelimenin karşıtı "seyyiat" yani kötülük ve "fesad" yani bozgunculuk kelimeleridir.
Çabaları mutlaka dikkate alınır, görülür ve ona göre karşılık verilir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
femen
|
kim | - |
| 2 |
yea'mel
|
yaparsa | عمل |
| 3 |
mine
|
-den | - |
| 4 |
s-salihati
|
iyi işler- | صلح |
| 5 |
vehuve
|
ve o | - |
| 6 |
mu'minun
|
inanmış olarak | امن |
| 7 |
fela
|
asla | - |
| 8 |
kufrane
|
nankörlük edilmez | كفر |
| 9 |
lisea'yihi
|
onun çabasına | سعي |
| 10 |
ve inna
|
şüphesiz biz | - |
| 11 |
lehu
|
onu (çalışmasını) | - |
| 12 |
katibune
|
yazmaktayız | كتب |