قَدْ
doğrusu
جَآءَكُم
size geldi
بَصَآئِرُ
basiretler
مِن
-den
رَّبِّكُمْ ۖ
Rabbiniz-
فَمَنْ
artık kim
أَبْصَرَ
görürse
فَلِنَفْسِهِ ۖ
(yararı) kendisinedir
وَمَنْ
ve kim de
عَمِىَ
kör olursa
فَعَلَيْهَا ۚ
(zararı) kendisinedir
وَمَآ
ve değilim
أَنَا۠
ben
عَلَيْكُم
sizin üzerinize
بِحَفِيظٍ
bekçi
Kad caekum basairu min rabbikum fe men ebsara fe li nefsih ve men amiye fe aleyha, ve ma ene aleykum bi hafiz.
Basiret, doğru algılama, doğru idrak etme, gerçeği ve doğruyu görme, kavrama ve anlama yetisi; kavrayış, sezgi ve aydınlanma demektir. Basiret kelimesi, parlayan, parlaklığı ile göz kamaştıran yumuşak taş cinsi demektir. Bu ismi almasının nedeni uzaktan görülmesini sağlayan bir ışık saçmasındandır.
İdrak ederse, kavrarsa.
İdrak etmezse, kavramazsa.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kad
|
doğrusu | - |
| 2 |
ca'ekum
|
size geldi | جيا |
| 3 |
besairu
|
basiretler | بصر |
| 4 |
min
|
-den | - |
| 5 |
rabbikum
|
Rabbiniz- | ربب |
| 6 |
femen
|
artık kim | - |
| 7 |
ebsara
|
görürse | بصر |
| 8 |
felinefsihi
|
(yararı) kendisinedir | نفس |
| 9 |
ve men
|
ve kim de | - |
| 10 |
amiye
|
kör olursa | عمي |
| 11 |
fealeyha
|
(zararı) kendisinedir | - |
| 12 |
ve ma
|
ve değilim | - |
| 13 |
ena
|
ben | - |
| 14 |
aleykum
|
sizin üzerinize | - |
| 15 |
bihafizin
|
bekçi | حفظ |