Hani Biz, size azapların en kötüsünü yapan; oğullarınızı öldürüp, kadınlarınızı sağ bırakan Firavun toplumundan sizi kurtarmıştık. Bunda, sizin için Rabb'inizden büyük bir sınav vardı."
وَإِذْ
ve hani
أَنجَيْنَـٰكُم
biz sizi kurtarmıştık
مِّنْ
-nden
ءَالِ
ailesi-
فِرْعَوْنَ
Fir'avn
يَسُومُونَكُمْ
onlar size yapıyorlardı
سُوٓءَ
en kötüsünü
ٱلْعَذَابِ ۖ
azabın
يُقَتِّلُونَ
öldürüyorlardı
أَبْنَآءَكُمْ
oğullarınızı
وَيَسْتَحْيُونَ
ve sağ bırakıyorlardı
نِسَآءَكُمْ ۚ
kadınlarınızı
وَفِى
ve vardı
ذَٰلِكُم
bunda size
بَلَآءٌ
bir imtihan
مِّن
tarafından
رَّبِّكُمْ
Rabbiniz
عَظِيمٌ
büyük bir
Ve iz enceynakum min ali fir'avne yesumunekum suel azab, yukattilune ebnaekum ve yestahyune nisaekum ve fi zalikum belaun min rabbikum azim.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve iz
|
ve hani | - |
| 2 |
enceynakum
|
biz sizi kurtarmıştık | نجو |
| 3 |
min
|
-nden | - |
| 4 |
ali
|
ailesi- | اول |
| 5 |
fir'avne
|
Fir'avn | - |
| 6 |
yesumunekum
|
onlar size yapıyorlardı | سوم |
| 7 |
su'e
|
en kötüsünü | سوا |
| 8 |
l-azabi
|
azabın | عذب |
| 9 |
yukattilune
|
öldürüyorlardı | قتل |
| 10 |
ebna'ekum
|
oğullarınızı | بني |
| 11 |
ve yestehyune
|
ve sağ bırakıyorlardı | حيي |
| 12 |
nisa'ekum
|
kadınlarınızı | نسو |
| 13 |
ve fi
|
ve vardı | - |
| 14 |
zalikum
|
bunda size | - |
| 15 |
bela'un
|
bir imtihan | بلو |
| 16 |
min
|
tarafından | - |
| 17 |
rabbikum
|
Rabbiniz | ربب |
| 18 |
azimun
|
büyük bir | عظم |