Hani onlar, alttan ve üstten, her yönden size saldırmışlardı. Gözler kaymış, yürekler ağızlara gelmişti. Ve siz, Allah hakkında zan üzerine zanda bulunuyordunuz.[1]
إِذْ
hani
جَآءُوكُم
onlar gelmişlerdi
مِّن
-den
فَوْقِكُمْ
üstünüz-
وَمِنْ
ve
أَسْفَلَ
alt tarafınızdan
مِنكُمْ
sizin
وَإِذْ
ve hani
زَاغَتِ
kaymıştı
ٱلْأَبْصَـٰرُ
gözler
وَبَلَغَتِ
ve dayanmıştı
ٱلْقُلُوبُ
yürekler
ٱلْحَنَاجِرَ
hançerelere
وَتَظُنُّونَ
ve zanda bulunuyordunuz
بِٱللَّهِ
Allah hakında
ٱلظُّنُونَا۠
türlü düşüncelerle
İz caukum min fevkıkum ve min esfele minkum ve iz zagatil ebsaru ve belegatil kulubul hanacire ve tezunnune billahiz zununa.
Allah'ın ne yapacağına, yardım edip etmeyeceğine dair aklınızdan birçok düşünce geçiriyordunuz.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
iz
|
hani | - |
| 2 |
ca'ukum
|
onlar gelmişlerdi | جيا |
| 3 |
min
|
-den | - |
| 4 |
fevkikum
|
üstünüz- | فوق |
| 5 |
ve min
|
ve | - |
| 6 |
esfele
|
alt tarafınızdan | سفل |
| 7 |
minkum
|
sizin | - |
| 8 |
ve iz
|
ve hani | - |
| 9 |
zagati
|
kaymıştı | زيغ |
| 10 |
l-ebsaru
|
gözler | بصر |
| 11 |
ve belegati
|
ve dayanmıştı | بلغ |
| 12 |
l-kulubu
|
yürekler | قلب |
| 13 |
l-hanacira
|
hançerelere | حنجر |
| 14 |
ve tezunnune
|
ve zanda bulunuyordunuz | ظنن |
| 15 |
billahi
|
Allah hakında | - |
| 16 |
z-zununa
|
türlü düşüncelerle | ظنن |